Türkiye bir dönem günlerce onu konuşmuştu! İşte yılan bebeğin son hali


Türkiye‘de 2000’li yılların ortalarında art arda doğan yılan bebekler, uzun süre gündemde kalmıştı. Adana, Ağrı ve Siirt’te doğan bebekler, hayata tutunamadı. sadece yılan bebek doğumları tekrardan görülmeye başlandı. Uşak’ta doğan arkasından da İzmir Behçet Uz Çocuk Hastanesi’ne sevk edilen Gökdeniz T. haricinde bir bebek de yoğun bakımda yaşam savaşı veriyordu sadece hayata tutunamadı.

Doğduktan sonrasında büyük bir yaşam mücadelesi veren ve 2 ay süresince ailesine teslim edilemeyen Gökdeniz bebek, ailesinin ve doktorların büyük özverisinden destek aldı. Fakat 24 saat süresince kremlenmesi gerekiyor, enfeksiyon demek Gökdeniz bebek için bununla birlikte “Ölüm” anlamına geliyor.

Gökdeniz bebek, anası Ela T.’nin yardımıyla hayata tutunmayı başardı. Bebeğin son hali de vatandaşlar tarafınca merak ediliyordu. Gökdeniz’in son halini anası toplumsal medya hesabından paylaştı. Bebeğin durumunun oldukça iyi olduğu görüldü.

Halk içinde pul hastalığı olarak malum iktiyozis vulgaris, ender görülen genetik geçişli bir deri hastalığıdır. İlk olarak 1771 senesinde Edward Lambert isminde hastada tanımlanmıştır. İleri düzeyde cilt lezyonları saptanan bu hasta kirpi adam olarak tanımlanmış ve hastalık 3 dönem ailesinde de görülmüştür.

İşte Gökdeniz’in son hali:

Türkiye bir dönem günlerce onu konuşmuştu! İşte yılan bebeğin son hali

Türkiye bir dönem günlerce onu konuşmuştu! İşte yılan bebeğin son hali

Türkiye bir dönem günlerce onu konuşmuştu! İşte yılan bebeğin son hali

Barış Yahya Çinçin

toplumsal Medya Türkiye duyarlı İçerik Yaşam Güncel Haberler

Dünyanın en varlıklı doktoruydu! Bir iğne ucuna tüm servetini reddedip, bambaşka biri oldu


yaşamını yoksullara desteğe adayan ve Arap dünyasında “fakirlerin doktoru” olarak malum Muhammed Abdulgaffar Meşali’nin 2020’deki vefatı, sevenlerini üzerken ondan geriye mütevazilik ve iyiliklerle dolu bir yaşam hikayesi kaldı. doktor Meşali, Mısır’ın El-Garbiyye ilinin Tanta kentindeki kliniğinde maddi durumu kafi olmayan hastalara yardım etmesiyle tanınıyordu. İhtiyaç sahibi hastaları parasız muayene etmesiyle malum Meşali, 28 Temmuz 2020’de ansızın rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Dünyanın en zengin doktoruydu! Bir İğne ucuna tüm servetini reddedip, bambaşka biri oldu

Muayenehanesine fukara bir anne 2 evladı ile birlikte gelmişti. Çocuklardan biri oldukça hastaydı. Doktorun evladı iyileştirmek için bir iğne yapması gerekiyordu fakat iğne paralıydı ve yoksul hanım için oldukça pahalıydı. İşte Mısır’ın en varlıklı doktoru olarak bilinirken, dünya genelinde onun tanınmasına sebep olan vaka bu hikayeyle başladı ve onu efsaneleşmiş yapmış oldu. şu sebeple doktor, parayı bir kenara bırakarak bu çocuktan sonrasında durumu olmayanlara parasız bakmaya başladı.

Dünyanın en zengin doktoruydu! Bir İğne ucuna tüm servetini reddedip, bambaşka biri oldu

Meşali, mahalli medya organlarının web sitelerinde piyasaya sürülen röportajlarında anlattığı yaşam hikayesiyle de dikkati çekti. Orta halli bir ailenin evladı olan Meşali, 1944 senesinde fakirlerin ve gerekseme sahiplerinin çoğunlukta olduğu bir mahallede dünyaya geldi. Meşali, röportajlarında “sıkıntılı bir yaşam mücadelesi verdiğini ve her şeye sıfırdan başladığını” belirterek, 1967 senesinde tıp fakültesinden mezun bulunduğunu söyledi. Mezuniyetinin peşinden ülkenin en fukara bölgelerinden birinde doktor olarak görevlendirilen Meşali, 2004 senesinde emekli oldu.

Dünyanın en zengin doktoruydu! Bir İğne ucuna tüm servetini reddedip, bambaşka biri oldu

yaşamı yaşam mücadelesiyle geçen ve üç oğlunun yanı sıra kardeşinin yetim kalan çocuklarını büyüten Meşali, tedavi imkanından yoksun olanlara da yardım elini uzattı. Meşali, kliniğini açmış olduğu 1975’ten itibaren Mısırlı meşhur yazar Taha Hüseyin’in toplumun ezilen kesimi için kullandığı tabirle “yeryüzünde işkence çekenlere” destek olmaya çalıştığını söylemiş oldu. küçük bir çocuğun annesinin ilaç alacak parası olmadığı için yaşamını kaybettiğini söyleyen Meşali, bu olayın kendisinde derin izler bıraktığını birçok kez üzüntüyle dile getirdi. Meşali, babasının kendisine fakirlere yardım etmesini vasiyet ettiğini belirterek, maddi durumu olmayan kişilerden birçok kez para istemediğini deklare etti.

Meşali’nin röportajlarının peşinden popüler olmasıyla birlikte, kendisine maddi yardımda bulunmak isteyen oldukça kişi oldu. Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) gelen yüz binlerce dolarlık yardım teklifini geri çeviren Meşali, bu paranın gerekseme sahibi, yetim ve öksüzler için harcanmasını istedi. oldukça mütevazı bir yaşam yaşayan Meşali buna karşın, röportajında “Dünya bana istediğimden ve hak ettiğimden daha fazlasını verdi.” ifadelerini kullandı. Meşali’nin vefatından saatler ilkin bile kliniğine gelen desteğe muhtaç kişiler bulunduğunu aktaran Ezher Şeyhi Tayyib, Meşali’nin örnek bir insan bulunduğunu altını çizdi.

Dünyanın en zengin doktoruydu! Bir İğne ucuna tüm servetini reddedip, bambaşka biri oldu

Meşali’nin ani ölümü Arap medyasında ve sağlıkla ilgili platformlarda üzüntüyle karşılandı. Blog yazarları ve toplumsal medya kullanıcıları Meşali’nin şahsına yönelik hayranlıklarını belirterek, ölümünden saatler öncesine kadar fakirlerin derdine ilaç olmaya çalıştığını, eşine ender rastlanacak bir kişi bulunduğunu aktardı.

Meşali’nin naaşı, Kovid-19 önlemleri altında 28 Temmuz 2020’de Mısır’ın kuzeyinde yüzlerce kişinin katılımıyla toprağa verildi. doktor Meşali dualar eşliğinde toprağa verilirken geride fakirlere yapmış olduğu hayır ve iyiliklerle yad edileceği güzel anılar bıraktı. Mısır’da gösterim icra eden bir medya organı da Meşali’nin “Fakirlere iyi davranmanızı vasiyet ediyorum.” şeklindeki vasiyetine yer verdi.

Barış Yahya Çinçin

Mısır Dünya Haberler

10 Ekim Katliamının Araştırılması Önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP Oylarıyla Reddedildi: “Kaos ve Kandan Yeni Bir İktidar Ürettiniz”


Terör örgütü IŞİD’in Ankara’da yapmış olduğu 10 Ekim katliamının araştırılmasına ilişkin önergenin direkt gündeme alınması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. CHP Ankara Milletvekili Murat emir, 2015 senesinde meydana getirilen iki genel seçim içinde yaşananlara dikkat çekti ve AKP’lilere hitaben, “bilhassa de haziran-kasım içinde Türkiye’yi kaosa sürükleyerek oylarınızı artırma yoluna gittiniz. İktidarınızı, kaybettiğiniz iktidarınızı, bu şekilde gene tahkim etme yoluna gittiniz. Göz yumdunuz; o kaos ve kandan sizler, yeni bir iktidar ürettiniz” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda bugün, HDP’nin 10 Ekim 2015 tarihinde IŞİD’in Ankara Tren Garı’nın önünde düzenlemiş olduğu canlı bomba saldırısının araştırılmasına ilişkin önergesinin direkt gündeme alınması önerisi görüşüldü.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, önerge üzerine yapmış olduğu konuşmada şunları söylemiş oldu:

“Bugünlere gelen yola, Ekim 2014’teki ulusal Güvenlik kararları çerçevesinde alınan bir kararla gelinmişti ve o kapsamda 5 Haziran’da Diyarbakır’da, 20 Temmuz’da Suruç’ta -bunların hepsi 2015’te oluyor- 10 Ekim’de Ankara Garı’nda, 20 Ağustos’ta da Antep’te katliamlar yapılmış oldu. doğal bu katliamlarla birlikte bununla birlikte kırım girişimleri de yapılmış oldu. Burada 10 Ekim günü ne oldu? Gaziantep’ten, elini kolunu sallayan bombacılar Ankara’ya, gar önüne kadar girdiler ve orada kendilerini patlattılar. sonrasında ne oldu? doğal ki orada lüzumlu güvenlik önlemlerinin alınmadığını görüyorduk, biliyorduk. Ben de oradaydım, özetlemek gerekirse bunun tanıklarından birisiyim, 10 Ekim 2015’te gar önünde bulunan kişilerden birisiyim.

“AMBULANSLARIN GİRİŞİNİ ENGELLEDİLER”

Ortalıkta herhangi bir güvenlik gücü yokken, polis yokken insanoğlu yaşamını yitirdikten sonrasında, bomba patladıktan sonrasında ansızın güvenlik güçleri sağlıkçılardan, ambulanslardan ilkin oraya intikal ettiler ve ambulansların gelişini engellediler. İlk ambulans, patlamadan 45 dakika sonrasında sadece gelebildi, alana girebildi ve bir taraftan da yaralılara müdahale engellendi, gaz sıkıldı ve tazyikli su sıkılarak ilk yardım imkanları da engellenmiş oldu ve fazlaca sayıda kişinin ölümüne de sebebiyet verildi. Bu vakadan sonrasında, bu kişilerle ilgili, özetlemek gerekirse oradaki lüzumlu güvenlik önlemlerini almayan, haber alma bilgilerine karşın önlem almayanlara karşı herhangi bir soruşturma açılmadı, herhangi bir kovuşturma yapılmadı, herhangi bir dava açılmadı. Hatta şu şekilde acayip bir şey var; Antep Nizip’te, katliamdan 10 gün ilkin fazlaca yüklü oranda amonyum nitrat satın almak isteyen kişi var, bu belirleniyor ve savcılık bununla ilgili soruşturma açıp, araştırma başlatıp bu kişi hakkında Gaziantep güvenlik Genel Müdürlüğü Terörle Şube Müdürü’ne diyor ki ‘Bu kişiyi araştırın’. Kim bu kişi? Yakup Şahin. O gün, Antep’ten Ankara’ya gelen katillere, o bombacılara eskortluk eden araçtaki kişi Yakup Şahin; onları takip eden. fakat ne oluyor? Yakup Şahin’le ilgili herhangi bir araştırma, soruşturma yapılmıyor fakat bu araştırmayı, soruşturmayı yapmayanlarla ilgili de herhangi bir soruşturma, kovuşturma yok. Ne oluyor? kırım esnasında ambulanslar gelmediği için orada, iki tane polis vesilesiyle yaralıları hastaneye taşıyan insanoğlu, kamu aracını gasp etmekten dolayı yargılanıyorlar. özetlemek gerekirse yargılananlar da gene mağdurlar oluyor.

“BABASININ BAŞINDA ANMA icra eden YARGILANIYOR”

öteki taraftan, babasının mezarı başlangıcında anma icra eden, duygusal konuşma icra eden insanoğlu hakaretten, terör propagandasından ve benzeri uyduruk iddialardan aylarca, senelerce mahkemelerde yargılanıyorlar.

Gelinen noktada Ankara Gar katliamı, tarihimizin görmüş olduğu en büyük vahşetlerden bir tanesidir. sadece davaları da takip ediyoruz, bu davalardan da hiçbir umut yok, şu sebeple muntazam bir soruşturma, araştırma ve dava süreci yürütülmüyor. son olarak dava, 7 Ekim’de görüldü. O davaya katıldım ben ve orada, MİT’in tespitlerine nazaran IŞİD’in Türkiye sorumlusu, Türkiye emiri olarak malum kişi Kasım Güler şunu itiraf etti. tanık olarak kendi söylediğiydi mahkemede, dedi ki ‘Biz o dönemde elimizi kolumuzu sallayarak Türkiye’ye giriş-çıkış yapıyorduk. Ben, 4 ya da 5 kere Türkiye’ye giriş-çıkış yaptım. Sınırdaki güvenlik karakoluna yalnız data veriyordum, o data çerçevesinde de Türkiye’ye giriş-çıkış yapıyordum’. Bu kolaylıkla geldi bu katiller ve insanlarımızı katletti.”

CHP Ankara Milletvekili Murat emir ise şu şekilde konuştu:

“Maalesef 10 Ekim Ankara Garı katliamı, bu toprakların ve insanlığın görmüş olduğu en zalim, en kanlı, en alçak saldırıdır. fakat maalesef üstünden 7 yıl geçmiş olmasına karşın biz, Ankara Garı katliamı ve saldırıyla ilgili lüzumlu yüzleşmeyi yapamadık. Hukuki süreç savsatıldı. dostum bahsetti, göstermelik bir mahkeme süreci, sanki birkaç IŞİD’li militan, IŞİD’li katil bu işi planlamış, yapmış benzer halde, gerçek sorumlulara uzanmayan bir hukuki süreç işletildi. Oysa bu katliamı planlayanlar, arkasında duranlar, ona siyasal destek verenler, orada bu bomba tedarik edilirken güvenlik’in bilmesine karşın gereğini yapmayanlar, mülkiye raporlarına geçmiş olduğu benzer halde ‘Bir hücum yapılabilir’ istihbaratı alınmış olmasına karşın önlem almayanlar, adeta bu katiller Ankara’ya eskort eşliğinde gelirken hiçbir şey yapmayanlar suçlular fakat maalesef mahkeme bu biçim şeyleri görmezden geldi, duymazdan geldi.

“YARGILAMANIN GERÇEK SORUMLULARA UZANMASI GEREKİYOR”

Bir katil düşünün. İki kardeş; birisi Suruç katliamındaki bombacı ve bu kişi teknik takip altında, gene ‘Ankara emiri’ dedikleri İlhami Balı’yla devamlı görüşüyor, o da teknik takip altında fakat onlar hakkında hiçbir tape kaydı mahkemeye getirilmedi. Oysa İlhami Balı, firari sanık, 2016’da meğer Konya Cihanbeyli Devlet Hastanesi’nde, aranıyorken her nede olsa tedavi edilmiş. Baktığınız zaman bu kırım, devletin içindeki kirli odakların birilerinin bilgisi, ilgisi ve dikkatsizliği sonucunda gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla biz, bu mahkeme sürecini tamamlanmamış sayıyoruz, tamamlanmamış buluyoruz ve bu yargılamayı göstermelik buluyoruz. bu yüzden yargılamanın kesinlikle gerçek sorunlara ve suçlulara uzanması gerekiyor. fazlaca daha önemlisi dostlar, AKP iktidarı o günlerde IŞİD’e ‘IŞİD’ diyemiyordu ve o günkü dış politikanız, Suriye politikanızın bir gereği olarak da sınırlarımızın kevgire çevrilmesine izin verdiniz. O günkü ‘katil’ diyemediğiniz IŞİD saldırganları, ‘cihatçı, savaşçı’ adı altında istedikleri benzer halde Türkiye’ye girip çıkıyorlardı. Hatta yaralandıklarında Türkiye’de hastanelerde tedavi görüyorlardı.

“KAOS VE KANDAN YENİ BİR İKTİDAR ÜRETTİNİZ”

bilhassa de haziran-kasım içinde Türkiye’yi kaosa sürükleyerek oylarınızı artırma yoluna gittiniz. İktidarınızı, kaybettiğiniz iktidarınızı bu şekilde gene tahkim etme yoluna gittiniz. Göz yumdunuz; o kaos ve kandan sizler, yeni bir iktidar ürettiniz.”

Araştırma önergesinin direkt gündeme alınması önerisi, meydana getirilen oylamada AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Milliyetçi Hareket Partisi AK Parti Güncel Haberler

Guidetti: “muhteşem bir maçtı” – Haberler


– Guidetti: “muhteşem bir maçtı”

VARŞOVA – A ulusal hanım Voleybol ekibi Başantrenörü Giovanni Guidetti, Polonya galibiyetinin arkasından, “muhteşem bin maçtı. Oyuncularımı kutluyorum. İkinci tur için fazlaca güçlü dört takımla karşılaşacağız fakat ikimiz de güçlü ve hazırız” dedi.

Polonya’nın Gdansk şehrindeki Ergo Arena’da A ulusal hanım Voleybol ekibi, Dünya hanımefendiler Voleybol Şampiyonası B Grubu’ndaki beşinci ve son maçında karşılaşmış olduğu Polonya’yı 3-2 yenik etti ve gruptan önder olarak çıktı. Maç sonu Başantrenör Giovanni Guidetti ve Kaptan Eda Erdem Dündar, duygularını aktardı. Guidetti, “muhteşem bir maçtı. Oyuncularımı kutluyorum. Polonya şeklinde güçlü bir rakip karşısında fazlaca zor bir maçı kazandılar. Polonya iyi oynadı fakat Polonya karşısında tie break setinde maçı kazanmayı başardığımız için mutluyum. Bu asla azımsanabilecek düzeyde bir başarı değil. İkinci tur için fazlaca güçlü dört takımla karşılaşacağız fakat ikimiz de güçlü ve hazırız” şeklinde konuştu.

Kaptan Eda Erdem Dündar ise, “Mutlu ve gururluyuz. Beş sete uzayan maçta ibre bizlerden yana oldu. Üstün olduğumuz ilk seti ve dördüncü seti kazanamadık fakat beşinci sette galip gelmeyi başardık” ifadelerini kullandı.

voleybol Polonya Spor Haberler

Kılıçdaroğlu: “6 önder bir aradayız, beraberiz bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz”


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “6’lı masanın liderleri olarak biz Türkiye‘yi huzura kavuşturmak, büyütmek istiyoruz, 6 önder bir aradayız, beraberiz bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz, asla kimsenin en küçük bir endişesi olmasın.” dedi.

Kılıçdaroğlu, Adıyaman‘daki temasları kapsamında Besni ilçesine bağlı Şambayat Belde Belediyesini ziyaret ederek, Belediye Başkanı Nejdet Arıcı’dan meydana getirilen çalışmalarla ilgili data aldı.

Belediye binası önünde toplanan kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, Adıyaman‘da bulunmaktan duyduğu mutluluğu deklare etti.

Siyasetin toplumu ayrıştırmak için değil, toplumu kucaklamak için yapılması gerektirme ettiğini aktaran Kılıçdaroğlu, “politika, zenginleşmek için yapılmaz. politika, yurttaş zenginleşsin diye yapılır. politika halka hesap vermektir, halka hesap vermeyen politika, karanlık odaklara hizmet verir. politika, hanım-adam eşitliği anlama gelir. politika belde başkanının, belediye başkanının halka hizmet etmesi anlama gelir. bundan dolayı belediye, başkanımız sizlere hizmet ediyor. Sizler için çalışıyor ve biz de elimizden gelen her türlü desteği belediye başkanı arkadaşlarımıza veriyoruz.” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman‘ın kültürünü ve çalışkan insanlarını fazlaca iyi bildiğini belirterek, kentten istedikleri oyu alamadıklarını ve 1 milletvekili sayısının arttırılması gerektirme ettiğini altını çizdi.

Konuşmasında 6’lı masaya değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“6’lı masanın liderleri olarak biz Türkiye‘yi huzura kavuşturmak, büyütmek istiyoruz, 6 önder bir aradayız, beraberiz bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz, asla kimsenin en küçük bir endişesi olmasın. Bu mevzuda tüm Adıyamanlı kardeşlerimize seslenmek isterim, rahatlık içinde olun, asla yolsuzluğa katılmayın. Türkiye‘yi büyüteceğiz, güzelleştireceğiz, Türkiye‘de hepimiz kucaklaşacak. Bunun için sizin bizlere katılmanız gerekiyor, geçmişte şöyleki yada bu şekilde Cumhuriyet Halk Partisi’ne sempati duymayanlar olabilir. Doğrudur, eksiğimiz var mı? Evet doğrudur. biz de yanlışlarımızla yüzleşiyoruz, bizim de eksikliklerimiz var ise onları gidermeye çalışıyoruz. güçlü bir Türkiye getirmek istiyoruz, kucaklaşmayı getirmek istiyoruz, her insanoğlunun karnı doysun istiyoruz, her evde bolluk olsun diyoruz, her ailede rahatlık olsun istiyoruz, bunun mücadelesini yapıyoruz.”

Kendilerinin iktidarda olması durumunda vatandaşa hizmet için çaba göstereceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Biz bunu yaparken soruyorlar ‘Parayı nereden bulacaksın’. Bu bir siyasal tercihtir. Parayı 5’li çeteye mi vereceksin, vatandaşa mı vereceksin. Biz 5’li çeteye değil, vatandaşa hizmet edeceğiz. asla endişeniz olmasın ‘Efendim 5’li çeteden paraları iyi mi alacaksınız’. Paraları söke söke alacağız, hukuk, hakkaniyet içinde alacağız. Milletin hakkını, hukukunu, millete teslim edeceğiz.” sözlerini sarf etti.

CHP Genel Başkan yardımcıları Ali Öztunç ile Veli Ağbaba, CHP Grup Başkanvekili Özgür hususi, Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, İl Başkanı Burak Binzet de Kılıçdaroğlu’nun programlarına birlikte rol aldı.

Cumhuriyet Halk Partisi Kemal Kılıçdaroğlu Adıyaman Türkiye politika Haberler