zelzele bölgesindeki sanayide oluşan hasarın averaj 170 milyar lira olduğu tahmin ediliyor


sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, görevli ekiplerin Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgedeki sanayinin durumunu ve gereksinimlerini ortaya koymak amacıyla yaptıkları hasar taramasını tamamladıklarını belirterek, “Altyapı, bina hasarı, makine ve yığın hasarına yönelik maliyetin 170 milyar lira olacağını tahmin ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Bakanlıktan meydana getirilen açıklamaya bakılırsa, Varank, zelzele bölgesinde hasar gören sanayi tesislerine ilişkin incelemelerine Adıyaman’da devam etti. Gölbaşı ve Besni ilçelerinin peşinden il merkezine geçen Varank, Adıyaman Organize sanayi Bölgesi’nde ( Osb ) düzenlenen sanayicilerle istişare toplantısına başkanlık etti.

Bölgesel Kalkınma Odaklı Acil fiil Planı’nın da ele alındığı toplantıya, Adıyaman’da koordinatör vali olarak vazife icra eden Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Adıyaman Vali Vekili Muhammed Tugay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede ile Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç katıldı.

Acil fiil planı

görüşmede sanayicilerin sorunlarını dinleyen Varank, çözüm noktasında yapılanlara ve planlanan düzenlemelere ilişkin şunları kaydetti:

“elbet yitirdiğimiz canları geri getirmemiz mümkün değil fakat geride kalanların acısını dindirmek, yaralarını sarmak için elimizden gelenin en fazlasını yapacağımızdan şüpheniz olmasın. aslına bakarsanız bunun için tüm arkadaşlarımızla daima bölgedeyiz. Sizleri asla yalnız bırakmayacağız. devletimizde yaşadığımız önceki felaketlerde iyi mi yaptıysak burada da binalarıyla, iş yerleriyle, altyapısıyla, üstyapısıyla yeni, güvenli yerleşim yerlerini tekrardan tesis etmek boynumuzun borcu.”

Varank, zelzele bölgesindeki sanayinin mevcut durumunu ve gereksinimlerini ortaya koymak amacıyla ekiplerin Osb‘ler, sanayi siteleri yada bireysel üretim icra eden fabrikalarda hasar taramasını tamamladığı bilgisini vererek, bölgede bulunan 34 Osb‘nin 7’sinin altyapısında kısmi hasarlar bulunduğunu bildirdi.

Buralardaki tamirat ve tadilatlara derhal başladıklarını vurgulayan Varank, ” Osb‘ler ve sanayi sitelerinde yıkılan, ağır ve orta hasarlı 5 bin 600’e yakın tesis bulunuyor. Bunun haricinde kalan 33 bin tesisimizde ise ‘ekseriyetinde düşük kapasite ve kısmi olmak suretiyle’ üretimler başladı ve devam ediyor. Altyapı, bina hasarı, makine ve yığın hasarına yönelik maliyetin 170 milyar lira olacağını tahmin ediyoruz.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Adıyaman’da 7 milyar liralık hasar

Varank, Adıyaman’da da yıkılan, ağır yada orta hasarlı tesisler olduğuna dikkati çekerek, etkin 4 Osb‘de 54 yıkılan, orta ya da kısmen ağır hasarlı binanın, 98 azca hasarlı tesisin bulunduğunu kaydetti.

171 fabrikanın bu felaketi hasarsız atlattığına dikkati çeken Varank, şu şekilde devam etti:

“ek olarak etkin 6 sanayi sitesinde de yıkılan ve hasarlı binalar mevcut. OSB ve sanayi sitesi dışındaki üretim tesisleriyle birlikte Adıyaman’daki sanayi hasarının 7 milyar liranın üstünde bulunduğunu öngörüyoruz. Adıyaman için sanayi ve üretim noktasında da eksikliklerimizi gidereceğiz. ziyan olan her bir fabrikayı, işletmeyi ve dükkanı gene ayağa kaldıracağız. ilk olarak OSB ve sanayi sitelerinin Bakanlığımıza olan kredi borçlarını bir yıl erteledik. Afet bölgesinde uygun bulunan alanları zelzele kriterlerini de gözeterek ‘sanayi alanı’ olarak duyuru edeceğiz. Bu alanlarda ivedilikle yeni sanayi iş yerlerini inşa edeceğiz. Yıkılan yada kullanılamayacak kadar hasarlı sanayi iş yerlerinin zemin uygunluğuna bakılırsa yerinde tekrardan inşa edilmesi için de destek sağlayacağız.”

6. Bölge teşviki

Varank, bölgede yapılacak yeni yatırımları teşvik için, depremlerin ağır yıkıma yol açmış olduğu ilçeleri albeni Merkezleri Programı’na dahil ettiklerini, böylece yapılacak tüm yatırımların, en üst teşviklerden, özetlemek gerekirse 6. Bölge teşviklerinden faydalanacaklarını dile getirdi.

ek olarak, KOBİ’lerin acil ihtiyaçlarının karşılanması için KOSGEB Acil Destek Kredisi Programı’nı devreye aldıklarını anımsatan Varank, “İşletmenin ve almış olduğu hasarın büyüklüğü bakımından KOBİ’lerimize 1,5 milyon liraya kadar faizsiz kredi desteği sağlayacağız. gene afet bölgesinde KOSGEB alacaklarının kısmen yada tamamen silinmesine yönelik çalışmamızı başlattığımızı daha ilkin ifade etmiştim. Bölgede en büyük ihtiyaçlardan birisi de emekçi kardeşlerimizin barınma problemi. Biz bu aşamada konteyner satın alacak KOBİ’lere konteyner başına 30 bin liraya kadar destek sağlama sonucu aldık. Böylece çalışanlarına barınma imkanı elde eden KOBİ’lerimizin oldukca daha süratli şekilde ayağa kalkmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Biz buradayız” mesajı

Varank’ın gün süresince gerçekleştirdiği ziyaretlerin ilki depremlerden büyük hasar gören Gölbaşı OSB’deki fabrikalar oldu. Depremlerin şiddetiyle bir tekstil fabrikasının yerle bir olduğu, içindeki makine ve ekipmanların ise kullanılamaz hale geldiği görüldü. Şapka, bere ve eldiven üreten bir öteki tekstil fabrikasında ise haftalar sonrasında üretim tekrardan başladı. Depremzede işçilerin ilk mesailerine, “Biz buradayız, Gölbaşı’nı seviyoruz” baskılı şapka üreterek başlamaları dikkati çekti.

Tüm birimler sahada

Bakan Varank’ın Hatay, Gaziantep ve Adıyaman’da gerçekleştirdiği ziyaretlerine TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü sulh Yeniçeri, Teşvik Uygulama ve Yabancı ana para Genel Müdürü Mehmet Yurdal Şahin, Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürü İlker Murat Ar, sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Fatih Turan, GAP İdaresi Başkanı Hasan Maral, İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz da birlikte rol aldı.

Mustafa Varank Kahramanmaraş zelzele OSB Güncel Haberler

İstanbul’un zelzele erken uyarı sistemi çalışmıyor mu? Kandilli’den kaygı yaratan iddiaya yanıt


İstanbul Üniversitesi -Cerrahpaşa yerbilim Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, İstanbul’un erken uyarı sisteminin çalışmadığını öne sürmüştü.

Kandilli Rasathanesi zelzele Araştırma Enstitüsü‘nden bu açıklamaya yanıt verildi. “Sistem sağlıklı bir halde iş yapmaktadır” denilen yazılı açıklamada,” vatanımızda hali hazırda ‘halka yönelik’ bir erken uyarı sistemi bulunmamaktadır. Kamuoyunda dolaşan ‘ zelzele erken uyarı’ sistemi, düşünülenin aksine depremi evvelinde bildiren bir sistem değildir. zelzele erken uyarı sinyali bir radyo istasyonu benzer halde gösterim meydana getiren bir sistem değildir. bu şekilde bir erken uyarı sinyali de maalesef yoktur. Enstitümüzdeki mevcut erken uyarı sistemi, meydana gelen bir zelzele sonrasında ikincil afetlerin (organik gaz kaynaklı patlamaların önlenmesi, elektrik üretim tesislerinin dönem dışı bırakılması, ulaşım sistemlerinin güvenli bir halde durdurulması vb.) önlenmesine yönelik hizmet vermektedir.

Erken uyarı sisteminin kurumlardan gelecek talep doğrultusunda hayata geçmesi için, erken uyarı amaçlı kullanılacak eşik seviyelerinin detaylı teknik emekler neticesinde belirlenmesi ve bu seviyelerin evvelinde kontrol edilmesi gerekmektedir. bundan dolayı, zelzele erken uyarı sinyalini kullanacak kurum yada kuruluşların, Kandilli Rasathanesi ve zelzele Araştırma Enstitüsü ile sinyalin kullanım amacına bakılırsa ilk olarak kendilerine uygun eşik seviyesinin belirlenmesi çalışmalarını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eşik seviyesi kurumların etkinlik alanı, kullanılan cihazlar, verdiği hizmet alanı benzer halde birçok unsur ile birlikte değerlendirilmelidir. Kandilli Rasathanesi ve zelzele Araştırma Enstitüsü, zelzele erken uyarı sinyaline gereksinim duyan tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliğine hazırdır. mevzunun önemine karşın, bugüne dek oldukça azca sayıda kurum yada kuruluştan erken uyarı sinyali talebi gelmiştir” bilgilerine yer verildi.

açıklama şöyleki devam etti; “vatanımızda enstitümüz tarafınca çalıştırılan İstanbul zelzele Erken Uyarı Sistemi, 2001 senesinde, şimal Anadolu Fay Zonu civarlarında, kıyı şeridi süresince ve Prens adaları olmak suretiyle 10 değişik konuma yerleştirilen ‘güçlü yer hareketi’ istasyonlarıyla kurulmuştur. Bu 10 tane güçlü yer hareketi istasyonu yanında, 5 tane deniz dibi sismograf sistemi kurulmuş; ek olarak, Marmara Denizi çevresinde günümüzde zelzele erken uyarı amacıyla kullanılabilen oldukça sayıda güçlü ve zayıf yer hareketi istasyonu kurulmuştur. Böylece, Marmara bölgesinde erken uyarı amacıyla kullanılabilecek güçlü ve zayıf yer hareketi istasyon sayısı 100’e ulaşmıştır. Bu kapsamda, zelzele erken uyarı sistemindeki istasyonlar gerçek zamanlı olarak devamlı izlenmektedir. bununla birlikte, zelzele erken uyarı sistemindeki veri akışı devamlı denetlenmekte ve lüzumlu durumlarda anında teknik müdahaleler yapılmaktadır. Veri akışının sürekliliğini sağlamak için yedeklilik prensibi uygulanmaktadır. İstasyonlardan bazılarının teknik yada değişik sebeplerle hizmet veremiyor olması, sistemin çalışmıyor olması anlamına gelmemektedir. Mevcut sistemin işleyişinde herhangi bir sorun bulunmamaktadır.”

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

zelzele Araştırma Enstitüsü Kandilli Rasathanesi Kandilli zelzele Güncel Haberler

Emekli polis ve arkadaşlarından zelzele bölgesine yardım eli


Diyarbakır‘ın Dicle ilçesinde emekli polis ve bir grup arkadaşı depremzedelere yardım etmek için kolları sıvadı.

Türkiye, zelzele sonrası yaraların sarılması için tek yürek olmaya devam ediyor. Emekli polis memuru Aziz Aktan ve bir grup arkadaşı, Dicle kazasından zelzele bölgesindeki yaraları sarmak için yardım eli uzattı. Bir kardeşlik eli olarak zelzele bölgesinde olduklarını belirten Aziz Aktan, “Bir dernek başkanıyım. Arkadaşlarımızla, ilkin Kahramanmaraş Elbistan, Adıyaman merkez ve Besni ilçesi ve 6 tane dağ köylerine, Malatya Akçadağ ile Doğanşehir ilçelerine, Hatay ili ve Altındağ dağ sınır köylerine battaniye, yorgan, halı, giyecek elbiseler, un yağ, çay şeker, temizlik malzemeleri, hanım hijyenik malzemeleri, çocuk bezleri ve içme suyu şeklinde insani yardım malzemelerini götürdük. Kendi ellerimizle dağıttık. Aziz Karakaş, yardım toplama işinde ekipman olarak oldukça yardımı dokunan arkadaşlarımızdan biri, tanrı razı olsun. Diyarbakır‘dan bir kardeşlik eli olarak oradaydık. ek olarak Diyarbakır merkezde mağdur olan depremzedelere 2 bin 500 ekmek ve kurbanlıklar ile giyecek malzemeleriyle yardım eli uzattık. Bunu, tanrı rızası için zelzele bölgesindeki kardeşlerimize destek olmak için yaptık. Gittiğimiz birçok yerde çadırların kurulduğunu da gördük. tanrı devletimize de milletimize de zeval vermesin inşallah” dedi. – DİYARBAKIR

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / mahalli

Diyarbakır Dicle mahalli Haberler

AFAD son depremler (GÜNCEL) zelzele mi oldu? İstanbul'da Ankara'da İzmir'de zelzele mi oldu? 5 Mart AFAD son depremler sıralaması!Besni – Dün 23:54



AFAD son depremler (GÜNCEL) zelzele mi oldu? İstanbul’da Ankara’da İzmir’de zelzele mi oldu? 5 Mart AFAD son depremler sıralaması!Besni – Dün 23:54

Adıyamanlı depremzede: Bu zelzele değil, sanki Nuh’un tufanı


ADIYAMAN’da zelzele esnasında eşiyle birlikte devrilen gardırobun altından kendi imkanlarıyla kurtulup, evden çıkan Hanım Taş (54), vaka esnasında büyük ürkü yaşadığını, eşinin kendisine gelmesi için tokat attığını belirterek, “iyi mi kendim geleyim bu zelzele değil sanki Nuh’un tufanı, fakat yaşıyoruz oldukça şükür” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 7.7 ile 7.6 büyüklüklerindeki depremlerden etkilenen Adıyaman’ın Besni ilçesinde Hanım Taş, eşi Mahmut Taş ile devrilen gardırobun altında kaldı. Güçlükle çıkarak kendilerini dışarıya atan Hanım Taş, anası ile babasının yaşamış olduğu apartmana koştu. O anları özetleyen Taş, “İçim yanıyor o anı anlatamam. Psikolojimiz bozuldu. Babam 2 gün enkazda karşımızdaydı. Kurtarıcılara ne olur kurtarın dedim. ‘Kurtaramayız, vinç gelmesi lazım. Alt katta yaşayanların yaşamı tehlikeye girer’ dediler. Annem de bizlere bir mucize oldu. Annem yatağı ve battaniyesiyle yola düşmüş. Eşim enkazın yanında battaniyenin altında birinin inlediğini görmüş bir bakmış ki annem. Gardırop üzerimize düştü, eşimle birlikte zor kurtulduk. Eşimin yardımıyla kurtulduk. Ben paniklemeye başladım, eşim beni sakinleştirmek için tokatladı. ‘Kendine gel’ dedi. iyi mi kendim geleyim bu zelzele değil sanki Nuh’un tufanı fakat yaşıyoruz oldukça şükür. Konya‘da bizlere 1 yıl barınacak bir ev gerekiyor” ifadelerini kullandı.Taş’ın Konya Numune Hastanesi’nde tedavisi devam eden anası Emine Kurt (81) ise “Duvarlar üstüme geldi. sonrasında iki kişi geldi, beni çıkarttı. Ne diyeyim, benim suçum değil. Her şey oldukça kötüydü” diye konuştu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

Kahramanmaraş Mahmut Taş Adıyaman Konya Güncel Haberler