Hacı adayları Hazreti Muhammed’e ilk vahyin geldiği Hira Mağarası’nı ziyaret ediyor


Hac ibadeti için mukaddes topraklara gelen hacı adayları Kabe ziyareti ve ibadetlerine devam ederken bir taraftan da Mekke’de bulunan mukaddes mekanları ziyaret ediyor. Hacı adaylarının en fazla ziyaret etmiş olduğu mekanların başlangıcında ise Hazreti Muhammed’e ilk vahyin ulaştırılmış olduğu Hira Mağarası içeriyor.

mukaddes topraklardaki günlerini Kabe ziyareti, yakarma ve yakarış ile geçiren hacı adayları, sabah namazını Hira Mağarası çevresinde eda etmek için Mekke’ye 5 kilometre mesafede olan Nur Dağı’nın (Cebel-i Nur) zirvesine tırmanıyor.

Bir saatlik sıkıntılı seyahat sonrasında zirveye varan hacı adayları buradan Mekke’yi izliyor ve namazlarını kılmalarının peşinden Nur Dağı’nın zirvesinden averaj 20 metre aşağıda bulunan Hira Mağarası’nı ziyaret ediyor.

Hacı adaylarının şükür namazı kılıp yakarış da etmiş olduğu mağarada, bir kişinin başı tavana değmeyecek şekilde ayakta durabileceği yükseklikte ve yere uzanabileceği genişlik ve uzunlukta bir boşluk bulunuyor.

“Buradan dönerken Peygamberimiz tanrı’ın Resulü olarak dönüyordu”

Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Ulvi Ata, AA muhabirine yapmış olduğu açıklamada, İslam tarihinin dönüm noktası olan bir mekanda bulunduklarını belirtti.

Hazreti Muhammed’in peygamber olmadan ilkin de buraya geldiğini ve Hira Mağarası’nda dünyadan izole şekilde tefekkür hayatına daldığını özetleyen Ata, “Peygamberimiz burada tefekkür halindeyken yüce tanrı vahiy meleği Cebrail’i göndererek Kuran-ı Kerim’in ilk ayetlerini, Alak suresinin ilk 5 ayetini Peygamberimize burada ulaştırdı. Buradan dönerken Peygamberimiz tanrı’ın Resulü olarak dönüyordu. Burası için insanlık tarihinin, bilhassa İslam tarihinin dönüm noktası diyebiliriz.” diye konuştu.

“Resulullah’ın ayak basmış olduğu yerlerde dolaşmak”

Genç, yaşlı derhal her yaştan hacı adayının sıkıntılı yolculuğu dağın zirvesine ulaşınca son buluyor.

Türkiye’den gelen ilk kafile ile mukaddes topraklara ulaşan Fahrettin Taşbaş, 2020 senesinde haccın çıktığını sadece Kovid-19 salgını sebebiyle gelemediklerini söylemiş oldu. Taşbaş, ziyaretten duyduğu mutluluğu aktarırken, “Resulullah’ın ayak basmış olduğu yerlerde dolaşmak bizim için büyük nimet.” ifadesini kullandı.

gene İstanbul’dan gelen hacı adaylarından Sami Kaya ise “Buraya gelirken yoruluyoruz. Hazreti Hatice annemizin ayak izlerinin takibini görebiliyoruz. Elhamdülillah bizlere nasip oldu. Gelip de sağlıklı olan tüm hacılarımızın buraya çıkmasını tavsiye ediyoruz.” dedi.

Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı yer

İslam kaynaklarına bakılırsa, Hazreti Muhammed’in 40 yaşına yaklaştığında inzivaya çekilmiş olduğu ve burada zaman geçirmeyi tane edinmiş olduğu Hira Mağarası ilk vahyin geldiği ve Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı yer olma özelliği taşıyor.

Hazreti Muhammed 40 yaşlarındayken, Hira’da tefekkürle meşgulken Kadir Gecesi, Hazreti Cebrail vesilesiyle Alak Suresi’nin, “Yaratan Rabb’inin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabb’in sonsuz kerem sahibidir. O Rabb ki kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediği şeyleri öğretendir.” şeklindeki ilk beş ayeti kendisine vahyedildi.

Güncel Haberler

Güneydoğu’yu petrol heyecanı sardı – Haberler


Türkiye‘nin petrol yatakları mevzusunda oldukça varlıklı olan Güneydoğu Anadolu‘da son dönemlerde gündeme gelen ve averaj 50 yıl ilkin beton ile kapatılan sahalarda petrol umudu yeşerdi. Diyarbakır’da bulunan ve Adana Seyhan’da beton ile kapatılan kuyulardan çıkan petrol üzerine bölge halkı Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır ve Malatya illerinde bulunan 100’e yakın sahada tekrardan araştırma yapılmasını istiyor.

Türkiye‘de son dönemlerde petrol, petrol benzer şekilde yakıt kaynaklarının bulunması için yürütülen yoğun çalışmalarda art arda gelen müjdeler ile Adıyaman, Batman ve Diyarbakır, Siirt, Şanlıurfa ve Mardin benzer şekilde petrol yataklarının bulunmuş olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yeni biriki heyecanı yaşanıyor. Şanlıurfa ve Diyarbakır’da son yıllarda yeni oluşturulan petrol kuyuları ve Adana Ceyhan’daki üstü betonla kapatılan kuyudan petrol tespit etmesi üzerine umutlanan bölge halkı, tüm Anadolu’da tekrardan araştırma emek vermesi yürütülerek bölgedeki petrol yataklarının tespit edilmesini istiyor.

ŞANLIURFA’DA HER GÜN 20-30 TANKER TAŞINIYOR

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bölge halkı averaj yarım asırdır yürütülen petrol arama ve kuyu açma çalışmalarında Fırat Havzası olarak da tabir edilen Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman üçgeninde bulunan averaj 300 kuyudan petrol çıkarıldığını ileri sürerken günlük averaj 20-30 tanker ham petrolün rafinerilerde işlenmek üzer Hatay’a taşındığını belirtiyor. Bölge genelinde 50-60 tane üstü beton ile kapatılan kuyu bulunduğunu da söyleyerek, bu kuyularında etken hale geçirilmesini beklediklerini kaydetti.

GAZİANTEP, ADIYAMAN HATTINDA 4 KUYU

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ( Tpao ) şirketinin 1986 senesinde Gaziantep ve Adıyaman’da yürüttüğü arama faaliyetlerinde çalıştığını belirten Gaziantepli Ahmet yakıcı, Gaziantep’in Araban ilçesi ile Adıyaman’ın Besni içinde bulunan 4 ayrı noktada petrol bulunduğunu ve kafi seviyede olmadığı sebebi öne sürülerek üstünün beton ile kapatıldığını kaydetti. Adana’nın Ceyhan ilçesinde seneler ilkin kapatılan kuyularda 1 milyar dolar değerinde petrol rezervi keşfedilmesi ile heyecanlandığını özetleyen yakıcı, Gaziantep ve Adıyaman’da yürüttüğü petrol arama emekleri esnasında ciddi rezervler keşfedildiğini altını çizdi. Tpao‘nun 1986 yılındaki çalışmalarında işçi olarak vazife yaptığını paylaşan yakıcı, “Bizim petrol bulduğumuz yerlerin üstü kapatıldı. Hiçbir emek harcama yapılmadı. Biz oradaki rezervlerin çıkarılarak Türkiye‘ye kazandırılmasını bekliyorduk. Araban’daki çalışmalarda yerden petrol çıktığını gözlerimle gördüm. Şarıl şarıl petrol aktı. Oranın üstü de kapatıldı. Kahta’nın karşısında bin 500 metre yükseklikte bir noktada daha bulduk. Hiçbir emek harcama yürütülmedi. Hatta çalışmalardan sonrasında bizlere ikramiye verildi. Biz niçin ikramiye verildiğini sorduğumuzda çalışmalarda petrol bulunmasından dolayı ikramiye verdiklerini söylediler” ifadelerini kullandı.

“BULUNAN REZERVLER BETONLA KAPATILDI”

Kendisinin katılmış olduğu çalışmaların üstünden 35 yıl geçmesine karşın tek bir adımın atılmadığını sözlerine ekleyen yakıcı, “Bulduğumuz yerlerin hepsinin üstü kapatıldı. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum. Hatta benim ilk SGK girişim TPAO üstünden oldu. O dönem verdikleri SGK kayıt belgesini hala saklarım. Başımızdaki Türkiye düşmanı rezervleri kapattı. Her kapatılan yer için ‘Burada bir şey yok’ diyorlardı. iyi mi bir şey yok. Hepsinin üstü betonla kapatıldı. Adana’da yaşanmış olan durumun aynısı bu bölgeler içinde olabilir. esasen arama yaptığımız bölgelerin kayıtları hala duruyordur. TPAO tekrardan bu noktalara bakmalı” dedi.

“CEYHAN İLE HEYECANLANDIK’

Araban’da 1990’lı yıllarda petrol arandığını ve aramalarına çalışmalarına tanık bulunduğunu söyleyen Erol Sülüker, “Adana Ceyhan’da bulunan petrol ile heyecanlandık, gururlandık. Burada tekrardan araştırma yapılıp, bu kuyuların etken hale geçirilmesini arzu ediyoruz” diye konuştu.

YARIM ASIR ilkin BİN 200 RAKIMDA ARAMA

Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Malatya’nın Akçadağ ilçesinde petrol ve naturel gaz heyecanı yaşanıyor. Bölge halkı 50 yıl ilkin bin 200 metre rakımda petrol araması yapıldığını ve oluşturulan yaklaşık15-30 arası kuyunun üstünün beton ile kapatıldığını iddia etti. Aramalarda naturel gaz da bulunduğunu kaydeden bölge halkı, Akçadağ ilçesine bağlı Ilıcak Mahallesi Sivri mevkiinde 1969 ila 1970 yıllarında Maden incelem ve Arama Genel Müdürlüğü Orta Anadolu 4. Bölge Müdürlüğü tarafınca meydana gelen aramalar sonrasın kapatılan kuyularda tekrardan emek harcama yapılmasını istiyor. Mahalleli yarım çağ önceki çalışmalarda arama meydana getirilen bölgelerde ve çevresinde yeni rezervlerin bulunacağına inandıklarını kaydetti.

“BÖLGENİN TOPRAK YAPISI FARKLI”

seneler sonrasında bölgeyi ziyaret eden 2001- 2007 yılları aralığında Malatya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevinde bulunan ondan sonrasında ise emekli olan 69 yaşındaki Ilıcak Mahallesi sakinlerinden Abuzer Aslan öğrencilik yıllarında Maden incelem ve Arama Genel Müdürlüğü Orta Anadolu 4. Bölge Müdürlüğü tarafınca bölgede petrol araması yapıldığını belirterek,”55 yıl sonrasında buraya geldim yeni bir çalışmanın yapılması ülkemize bu sıkıntılı dönemde bir kaynak olacaktır” ifadelerini kullandı.

“KUYUDAN ÇIKAN SU AKTIĞI GÜZERGAHTA SİYAH kir BIRAKIYORDU”

Öğrencilik yıllarında bölgede bir süre işçi olarak çalıştığını kaydeden Aslan,”1967 senesinde lise birinci sınıfta öğrenci idim. Maden incelem ve Arama Genel Müdürlüğü Orta Anadolu 4. Bölge Müdürlüğü Sivri denilen bölgede petrol arama emek vermesi yapmış oldu. ayrıca 50 gün çalıştım. Bir iki yıl emek harcama yapıldıktan sonrasında su çıktığını ve petrol bulamadıklarını söyleyerek kuyuları kapattılar. Burada çıkan suda petrol katkısının bulunduğunu güzergahında siyah bir kir bıraktığını kendi gözlerimle gördüm” şeklinde konuştu.

“AZDA OLSA naturel GAZ bulunmuş oldu”

Emekli eğitimci ve yönetici bölgede arazisi bulunan Ilıcak Mahallesi sakinlerinden 70 yaşındaki Necati Aladağ ise bölgede meydana getirilen çalışmalarda azca da olsa naturel gaz bulunduğunu iddia ederek, “1970 yıllarında, Maden incelem ve Arama Genel Müdürlüğü Orta Anadolu 4. Bölge Müdürlüğü Sivri denilen bölgede sondaj çalışmalarına başlandı. Bir süre meydana getirilen araştırmalarda petrol bulunmadığı söz mevzusu edilerek çalışmalara son verildi. meydana getirilen sondaj çalışmalarında oldukça azca da olsa bir doğalgaz rezervine rastlandığı ve büyük bir suyun çıkmış olduğu akan suyun siyah bir renk aldığını duyanlardanız” şeklinde konuştu.

(Hasan Eryılmaz – Muhammet Abdulkadir Esen- Ayten Işık – Mevlüt Bayraktar – İHA)

İhlas Haber Ajansı / Güncel

Güneydoğu Anadolu Türkiye TPAO Güncel Haberler

Türk bilim adamlarından Türkiye’de bir ilk


Hitit ve İskenderun üniversitelerinden bilim adamlarının işbirliğiyle yürütülen bir proje kapsamında, diz, kalça, omuz şeklinde eklemlerde bulunan hasarlı kıkırdak doku yerine kullanılabilen biyomalzemelerin standarda uygun olup olmadığını daha ucuz ve kısa sürede belirleyen biyotribometre aleti geliştirildi.

Hitit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Kanca ve İskenderun Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Erdoğan Kanca’nın, geliştirdiği biyotribometre cihazın Türkiye’de bir ilk olduğu açıklandı. Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Kanca, yapmış olduğu açıklamada, eklem rahatsızlığı bulunan insanoğlu için hasarlı kıkırdak yerine kullanılan biyomalzemelerin sürtünme ve aşınma performansına dair verilerin elde edilmesinde meydana getirilen testlerin standartlara uygun olmasının büyük önem arz ettiğini, sadece Türkiye’de söz mevzusu verilerin geleneksel kontrol cihazları ile elde edilebildiğini söylemiş oldu. Geleneksel cihazlarla meydana getirilen kontrol işlemlerinin devamlı doğru sonuçlar vermediğini ve bu durumun vasıta-gereç geliştirme süreçlerini negatif etkilediğini özetleyen Dr. Öğretim Üyesi Kanca, şunları kaydetti:

“İşte biz bu sorunları aşmak için eklem rahatsızlığı bulunan yurttaşlarımızın gereksinim duyduğu en uygun biyomalzemeleri belirleyecek bir aygıt geliştirmek suretiyle proje hazırlamıştık. Uzun devam eden çalışmalarımız sonucunda, Türkiye’de ilk olan bir biyotribometre aleti geliştirdik. Bu aygıt, biyomalzemelerin sürtünme ve aşınma performansını ISO ve ASTM standartlarına uygun olarak fizyolojik şartlarda değerlendirerek eklemlerde kullanımının uygun olup olmadığını tespit edebiliyor.”

CİHAZIN BÜYÜK İLGİ GÖRMESİ BEKLENİYOR

Dr. Öğretim Üyesi Kanca, yeni cihazla, vasıta-gereç geliştirme aşamasında eklem protezi prototipine de gereksinim duyulmadan pin, plaka, disk şeklinde geometrik yüzeyler kullanarak malzemenin sürtünme ve aşınma performansına dair verilerin fazlaca daha ucuz ve süratli bir halde toplanabildiğini ifade ederek, şu şekilde devam etti:

“Eklem simülatörü ile söz mevzusu biyomalzemelerin sürtünme ve aşınma performansını değerlendirme süreçleri haftalarca zaman alabilirken, bizim geliştirdiğimiz aygıt ile birkaç gün içinde tamamlanabilmektedir. Dahası, geliştirilen aygıt ile testler vücut sıcaklığında ve biyolojik sıvılar içinde yapılabilmektedir. asla durmadan saatler yada günlerce sürmesi gereksinim duyulan bu testler esnasında buharlaşan kontrol sıvısını geliştirdiğimiz şırınga pompa sistemi ile takviye etmek mümkün. aygıt ile eklem protez malzemelerine ek olarak beyin ve deri dokuları için geliştirilen biyomalzemelerin sürtünme ve aşınma açısından klinik performansı da kontrol edilebilmektedir. Bu kadar üstün özellikleri bulunan cihazımıza bahsettiğimiz alanlarda biyomalzeme geliştiren firmalar ile sürtünme ve aşınma testleri icra eden üniversite laboratuvarlarının büyük ilgi göstereceğini düşünüyoruz”

MALİYETİ YURT DIŞINDAKİ MUADİLLERİNE bakılırsa fazlaca DAHA DÜŞÜK

averaj 250 bin liraya geliştirilen cihazın, yurt dışındaki muadillerine bakılırsa fazlaca daha hesaplı olarak piyasaya sürülebileceğini ifade eden Kanca, “Cihazımızın piyasaya sürülmesi için sıhhat teknolojileri alanında etkinlik gösteren firmalarla temas halindeyiz. Bir an ilkin piyasaya kazandırılması için girişimlerimiz devam ediyor. Makine ve imalat teknolojileri alanında ihtisaslaşan tek üniversite olarak bu cihazla ülkemize ciddi bir katkı sunacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

(Muhammed Muttalip Yalçın – İHA)

İhlas Haber Ajansı / mahalli

Genel mahalli Güncel Haberler

Mansur Yavaş: “İyilik, Dayanışma ve Kardeşlik ile Yönetilen Başkentte, değişim İşleyişte”


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “3 yılda tüm zorluklara karşın Ankaralılar için adaletle, şeffaflıkla ve dayanışma ile çalıştık. Bir şehirde umudu arıyorsanız, o şehri adaletle aydınlatmanız gerekir. İyilik, dayanışma ve kardeşlik ile yönetilen Başkent’te, değişim işleyişte” notlarıyla toplumsal medya hesabında paylaşmış olduğu videolarda, belediyenin hayata geçirilen videolarını paylaştı.

Ankara Büyük kent Belediye Başkanı Mansur Yavaş, toplumsal medya hesabı üstünden; vazife Süresindeki Üçüncü Yıl-110 Projenin Temel Atma, Açılış ve Tanıtım Töreni’nde yapmış olduğu konuşmadan bölümler paylaştı.

“ANKARALILAR İÇİN ADALETLE, ŞEFFAFLIKLA VE DAYANIŞMA İLE ÇALIŞTIK”

“değişim İşleyişte: Bölüm 1. 3 yılda tüm zorluklara karşın Ankaralılar için adaletle, şeffaflıkla ve dayanışma ile çalıştık” notuyla paylaşmış olduğu videoda Yavaş, tamamlanan projeleri şöyleki sıraladı:

“İstasyon Caddesi, alternatif bulvar projemiz, Eşref Akıncı Kışlası önü, Kayaş 19 Mayıs, Mavi Göl girişi, Panora alışveriş merkez önü köprü kavşakları, Sabancı Bulvarı bağlantı yolu, Ostim – Beytepe bağlantı yolu, 9 tane köprü, 33 adat menfez çalışmamız, Nallıhan İçme suyu hattı, İvedik boru hattı içme suyu hattı, Mamak – Gölbaşı içme suyu hattı, Şereflikoçhisar arıtma tesisi, 50 tane daha yeni otobüs, EGO Gölbaşı 1. Bölge, Mamak- Elmadağ içme suyu hattı, çiftçimize mazot, tohum veriyoruz, yem bitkisi veriyoruz, sulama borusu, gübre, 6 tane selektör merkezi, 28 tane küçükbaş yıkama havuzu, 6 bin 300 dönüm ziraat sulama inşaatı, Batı park rekreasyon alanı, BAKAP Gölbaşı ziraat Kampüsü, Göksu 2. etap rekreasyon alanı, Alacaatlı Lavanta Parkı, Lodumlu rekreasyon alanı, Mustafa Kemal Atatürk Orman Çiftliği organik yaşam ve Mustafa Kemal Atatürk evlatları Parkı, Temelli köy çevresi, Karaköy mesire alanı, Mamak kentsel dönüşüm, Ballıkuyumcu’da konut projesi….”

“BU PROJELERİN İÇERİNDE HAR VURU HARMAN SAVURMASI YOK”

Yavaş, “Bir şehirde umudu arıyorsanız, o şehri adaletle aydınlatmanız gerekir. İyilik, dayanışma ve kardeşlik ile yönetilen Başkent’te, değişim işleyişte” notuyla paylaşmış olduğu ikinci videoda ise şunları kaydetti:

“Bu projelerin içinde ulaşım var. Yeşil alanlar var. Üretim, altyapı, teknoloji, toplumsal yaşam, kültür, tarih, eğitim ve spor var. Esnaf var. öğrenci var. ziraatçi var. acayip gureba var. Har vurup harman savurması yok.”

ANKA / Güncel

Mansur Yavaş Ankara İyilik Güncel Haberler