Karadeniz Ereğli Belediyesi, Amasra’daki maden faciası sebebiyle 29 Ekim Cumartesi günü Edip Akbayram konserinin iptal edildiğini duyurdu.
Belediyeden meydana getirilen açıklamada, “Cumhuriyet Bayramı’nın 99. senesinde 29 Ekim 2022 Cumartesi günü düzenlenecek olan Edip Akbayram ile Cumhuriyet Konseri; Zonguldak Valiliği’nin almış olduğu karar üzerine Kdz. Ereğli Kaymakamlığı’nın E-71303818-000-12734 sayılı yazısıyla 14.10.2022 tarihinde Bartın ili Amasra ilçesinde Türkiye Taş Kömürü Kurumu Amasra maden ocağında grizu patlaması sonrası 41 madencimizin şehit olmasıyla sonuçlanan müessif vaka sebebiyle iptal edilmiştir” denildi.
Edip Akbayram’ın kızı Türkü Akbayram, toplumsal medya hesabından babasının konser iptaline ilişkin açıklamasını paylaştı. meşhur sanatçı mevzuya ilişkin, “72 yıla sığdırdığım yaşamım ve 50 senelik sanat hayatım süresince; daima hak, hukuk ve adalete inanarak emeğin ve emekçinin yanında oldum ve ömrüm yettiği sürece de onların sesi olmaya devam edeceğim” dedi.
Akbayram, açıklamasının devamında şunları söylemiş oldu: “14 Ekim’de meydana gelen elim vakada yaşamını kaybeden 41 maden emekçisinin acısı yüreğimde bir nebze olsun azalmış değil. Kaymakamlık tarafınca iptal edilen Cumhuriyet Konseri ile ilgili olarak bu elim olayın, bir tek Bartın ve çevre illerin yası olmadığını Edirne’den Kars’a tüm yurttaşlarımızın, tüm resmi kurum ve kuruluşların yası bulunduğunu ve aynı üzüntüyü paylaştıklarını ek olarak Cumhuriyet’in hepimizin bulunduğunu o yüzden de siyasal kararlar ile gölgelenmemesi gerektirme ettiğini düşünüyorum. daima söylediğim şeklinde benim için ‘Emek en yüce değerdir’. Gönül isterdi ki emekçi kardeşlerimiz ile birlikte yan yana, kol kola, meydanda Cumhuriyet coşkusunu yaşayarak gene onların sesi olabileyim. sadece meydanlarda olmasam da yüreğim tüm emekçi, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü kardeşlerimizin yanında.”
yaşamını yoksullara desteğe adayan ve Arap dünyasında “fakirlerin doktoru” olarak malum Muhammed Abdulgaffar Meşali’nin 2020’deki vefatı, sevenlerini üzerken ondan geriye mütevazilik ve iyiliklerle dolu bir yaşam hikayesi kaldı. doktor Meşali, Mısır’ın El-Garbiyye ilinin Tanta kentindeki kliniğinde maddi durumu kafi olmayan hastalara yardım etmesiyle tanınıyordu. İhtiyaç sahibi hastaları parasız muayene etmesiyle malum Meşali, 28 Temmuz 2020’de ansızın rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.
Muayenehanesine fukara bir anne 2 evladı ile birlikte gelmişti. Çocuklardan biri oldukça hastaydı. Doktorun evladı iyileştirmek için bir iğne yapması gerekiyordu fakat iğne paralıydı ve yoksul hanım için oldukça pahalıydı. İşte Mısır’ın en varlıklı doktoru olarak bilinirken, dünya genelinde onun tanınmasına sebep olan vaka bu hikayeyle başladı ve onu efsaneleşmiş yapmış oldu. şu sebeple doktor, parayı bir kenara bırakarak bu çocuktan sonrasında durumu olmayanlara parasız bakmaya başladı.
Meşali, mahalli medya organlarının web sitelerinde piyasaya sürülen röportajlarında anlattığı yaşam hikayesiyle de dikkati çekti. Orta halli bir ailenin evladı olan Meşali, 1944 senesinde fakirlerin ve gerekseme sahiplerinin çoğunlukta olduğu bir mahallede dünyaya geldi. Meşali, röportajlarında “sıkıntılı bir yaşam mücadelesi verdiğini ve her şeye sıfırdan başladığını” belirterek, 1967 senesinde tıp fakültesinden mezun bulunduğunu söyledi. Mezuniyetinin peşinden ülkenin en fukara bölgelerinden birinde doktor olarak görevlendirilen Meşali, 2004 senesinde emekli oldu.
yaşamı yaşam mücadelesiyle geçen ve üç oğlunun yanı sıra kardeşinin yetim kalan çocuklarını büyüten Meşali, tedavi imkanından yoksun olanlara da yardım elini uzattı. Meşali, kliniğini açmış olduğu 1975’ten itibaren Mısırlı meşhur yazar Taha Hüseyin’in toplumun ezilen kesimi için kullandığı tabirle “yeryüzünde işkence çekenlere” destek olmaya çalıştığını söylemiş oldu. küçük bir çocuğun annesinin ilaç alacak parası olmadığı için yaşamını kaybettiğini söyleyen Meşali, bu olayın kendisinde derin izler bıraktığını birçok kez üzüntüyle dile getirdi. Meşali, babasının kendisine fakirlere yardım etmesini vasiyet ettiğini belirterek, maddi durumu olmayan kişilerden birçok kez para istemediğini deklare etti.
Meşali’nin röportajlarının peşinden popüler olmasıyla birlikte, kendisine maddi yardımda bulunmak isteyen oldukça kişi oldu. Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) gelen yüz binlerce dolarlık yardım teklifini geri çeviren Meşali, bu paranın gerekseme sahibi, yetim ve öksüzler için harcanmasını istedi. oldukça mütevazı bir yaşam yaşayan Meşali buna karşın, röportajında “Dünya bana istediğimden ve hak ettiğimden daha fazlasını verdi.” ifadelerini kullandı. Meşali’nin vefatından saatler ilkin bile kliniğine gelen desteğe muhtaç kişiler bulunduğunu aktaran Ezher Şeyhi Tayyib, Meşali’nin örnek bir insan bulunduğunu altını çizdi.
Meşali’nin ani ölümü Arap medyasında ve sağlıkla ilgili platformlarda üzüntüyle karşılandı. Blog yazarları ve toplumsal medya kullanıcıları Meşali’nin şahsına yönelik hayranlıklarını belirterek, ölümünden saatler öncesine kadar fakirlerin derdine ilaç olmaya çalıştığını, eşine ender rastlanacak bir kişi bulunduğunu aktardı.
Meşali’nin naaşı, Kovid-19 önlemleri altında 28 Temmuz 2020’de Mısır’ın kuzeyinde yüzlerce kişinin katılımıyla toprağa verildi. doktor Meşali dualar eşliğinde toprağa verilirken geride fakirlere yapmış olduğu hayır ve iyiliklerle yad edileceği güzel anılar bıraktı. Mısır’da gösterim icra eden bir medya organı da Meşali’nin “Fakirlere iyi davranmanızı vasiyet ediyorum.” şeklindeki vasiyetine yer verdi.
Bir döneme damga vuran duayen sunucu ve gazeteci Halit Kıvanç, 97 yaşlarında yaşamını yitirdi. Acı haberi oğlu umut Kıvanç toplumsal medyadan verdi. meşhur sunucunun ölüm sebebi merak mevzusu oldu. Kullanıcılar, Halit Kıvanç‘ın ölüm sebebini araştırmaya başladı. Peki, Halit Kıvanç öldü mü, ölüm sebebi ne? Halit Kıvanç niçin öldü? Detaylar haberimizde…
Halit Kıvanç (d. 18 Şubat 1925, Fatih,İstanbul), Türk radyo ve tv eski maç sunucusu ve gazeteci. Türkiye’nin en meşhur ve en uzun süre çalışmış sunucularındandır. Yazar ve müzisyen umut Kıvanç’ın babasıdır. bununla birlikte Pelé ile ilk röportajı icra eden gazetecidir. Orta öğretimini Pertevniyal Lisesi’nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. 3 ay kadar Siirt-Kozluk (şimdi Batman’a bağlandı) ilçesinde hakimlik yapmış oldu. Milliyet, Tercüman, özgürlük, Güneş başta olmak suretiyle çeşitli gazete ve dergilerde yazar ve yönetici olarak üst düzey görevler aldı.1953’te Alp Zirek ve Halit Talayer ile birlikte Türkiye’nin ilk günlük spor gazetesi Türkiye Spor‘u çıkardı. Bir yıla yakın İngiliz gösterim kuruluşu BBC’de çalıştı. Türkiye’de radyo ve tv yayıncılığının gelişmesinde mühim katkıları olan Kıvanç, Türk televizyonculuğunda birçok “ilk”in adamı oldu. Olimpiyatlar ve büyük internasyonal karşılaşmalarda sunucu olarak vazife aldı. FIFA Dünya Kupası’nı televizyondan sunan ilk Türk spikerdir. 10 FIFA Dünya Kupası finalini radyo ve televizyonda nakletti.
Uzun seneler TRT’de kültür-sanat, müzik eğlence programları sunan Halit Kıvanç, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramları’nın da eğer olmazsa olmaz sunucusu oldu. Bayramlarda TRT Çocuk Şenliği’ni sunan Halit Kıvanç, geniş bir fanatik kitlesine kavuştu. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu ve İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda oldukça sayıda konser ve hususi etkinliğin sunuculuğunu üstlendi. Tek kanallı günlerin efsanevi sunucusu Halit Kıvanç, NTV Yayınlarından çıkan “Tele Safir” adlı kitabında Türk televizyonculuğunu kaleme aldı. Kıvanç, NTV televizyonunda pazar günleri Halit Kıvanç’la Ustalar, NTV Radyo’da pazar sabahları Mikrofonda Halit Kıvanç, ise NTV Spor’da Futbol Bir Aşk adlı programları sundu. Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Halit Kıvanç, Fenerbahçe TV’de Efsanenin 100 Yılı ve Efsanenin Yeni Yüzyılı adlı söyleşi programlarını da sundu.
Duayen sunucu ve gazeteci Halit Kıvanç, 97 yaşlarında yaşamını yitirdi. Usta sunucu, bir süredir hastalıkla boğuşuyordu. Acı haberi Halit Kıvanç’ın oğlu umut Kıvanç toplumsal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımla verdi. Paylaşımında umut Kıvanç, “Halit Kıvanç’ı kaybettik. Bizimle birlikte sevenlerinin de başı sağolsun. Cenaze 27’si perşembe, öğle namazından sonrasında Zincirlikuyu Mezarlığı içindeki camiden kalkacak, aynı mezarlığa defnedilecek” ifadelerini kullandı.
Bir döneme damga vuran duayen sunucu Halit Kıvanç’ın bir süredir hastalıkla savaşım etmiş olduğu bilinmektedir. meşhur sunucu Halit Kıvanç, 97 yaşlarında yaşamını yitirdi.
Buse Naz Çakıroğlu kimdir? sorusu aratılıyor. ulusal Boksörümüz olan Buse Naz Çakıroğlu‘nun kim olduğu merak ediliyor. Ülkemizi temsil eden Buse Naz Çakıroğlu hakkında merak edilenler var. ulusal gururumuz olan Buse Naz Çakıroğlu’nun yaşamı ve kariyeri merak ediliyor. Buse Naz Çakıroğlu kimdir? Buse Naz Çakıroğlu kaç yaşlarında, nereli? Buse Naz Çakıroğlu yaşamı ve biyografisi!
BUSE NAZ ÇAKIROĞLU KİMDİR?
Buse Naz Çakıroğlu 26 Mayıs 1996, Trabzon doğumlu Türk boksördür.
Fenerbahçe Spor Kulübü sporcusudur. 2019 senesinde Avrupa şampiyonu oldu. 2021 senesinde Tokyo Olimpiyatları’na katılma kotası elde etti. Türkiye’nin Olimpiyatlara kota kazanan ilk hanım boksörüdür.
BUSE NAZ ÇAKIROĞLU’NUN KARİYERİ
1996 senesinde Trabzon’da hayata merhaba dedi. Yükseköğrenimini Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri gövde Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde tamamladı.
2018 senesinde Bulgaristan’da düzenlenen EUBC Büyük bayanlar Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya, Romanya’da düzenlenen 22 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya kazanmıştır.
2019’da Rusya’da düzenlenen AIBA Büyük bayanlar Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalya, Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenen internasyonal Eli Boks Turnuvası’nda ve Minsk’te düzenlenen 2019 Avrupa Oyunları’nda altın madalya kazanmıştır. Aynı yıl Madrid’de gerçekleşen EUBC Büyük bayanlar Avrupa Boks Şampiyonası’nda 51 kiloda şampiyon oldu ve hem de şampiyonanın en iyi hanım boksörü seçildi.
2021’de Sırbistan’da düzenlenen 10. Nations Cup internasyonal Boks Turnuvası’nda Gümüş madalya, Macaristan’da düzenlenen 65. Bocskai Istvan Memorial internasyonal Boks Turnuvası’nda altın madalya elde etti. Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları Avrupa Kota Müsabakaları’nda altın madalya kazanmıştır ve olimpiyatlarda seri başı olma hakkını elde etti. Çakıroğlu böylece Türkiye’nin organizasyon tarihindeki ilk boks altınını kazanmış ve Olimpiyatlara kota kazanan ilk hanım boksör olmuştur.
Önceki gün sabah saatlerinde Körfez Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı sahilinde hareketsiz yatan kişiyi fark edenler, durumu 112 Acil çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla gelen takımlar, yerde yatan kişinin başından tabanca ile vurularak öldüğünü belirledi. Cesedin İlklima Naz Akbörü’ye ilişik bulunduğunu tespit eden takımlar, yanında bir de tabanca buldu. Akbörü’nün cenazesi, otopsi sonrası memleketi Tokat’ta toprağa verildi.
ARDINDA MEKTUP BIRAKMIŞ
vaka ile ilgili emek harcama başlatan polis, İlklima Naz Akbörü’ye ilişik bir mektup buldu. Mektupta adı geçen D.S. (27) ve A.S. (20) isminde 2 şüpheli, gözaltına alındı. Akbörü’nün, mektubunda bu kişilerin ölümünden görevli bulunduğunu yazdığı öğrenildi. 2 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece adli denetim şartıyla özgür bırakıldı.
SAĞ ELİYLE ATEŞ ETMİŞ
Akbörü’nün vaka günü meydana getirilen ön otopsisinde tabancayla başına sağ eliyle ateş ederek yaşamına son verdiği belirlendi. İlçede bir dövmecide çalmış olduğu öğrenilen Akbörü’nün gündelik hayatta sağ elini kullandığı ve vaka esnasında tabancayı da sağ eliyle tuttuğu tespit edildi. Akbörü’nün vakadan ilkin bir süredir insanlarla olan iletişimini azalttığı ve moralinin bozuk olduğu da öğrenildi.