Kremlin’den Erdoğan-Putin zirvesi sonrası ilk açıklama: Doğalgaz dağıtım merkezi önerimize Türkiye pozitif yönde tepki verdi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve güven Artırıcı Önlemler Konferansı’nın (CICA) 6. Zirvesi dolayısıyla Kazakistan’ın başkenti Astana’daki temasları kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi.

Putin, Erdoğan ile yaptıkları ortak basın açıklamasında, “Türk Akım’da sabotaj yapmayı planlıyorlardı fakat önledik. Türk Akım herhangi bir kesintisi olmadan çalışmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Rusya lideri, “öteki mevzularda emekler devam ediyor. tecim hacmimiz artıyor. Türkiye‘yi en büyük gaz merkezi yapma niyetimizi bildirdik” diyerek devam etti. Putin, Türkiye‘nin, Avrupa Birliği’ne (AB) gaz tedariki için ‘en güvenli güzergah’ bulunduğunu söylemiş oldu.

Sputnik’in aktardığına bakılırsa Putin, Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye‘de oluşturmayı isteyecekleri gaz merkezine ilişkin şu açıklamalarda bulunmuş oldu; “birlikte oluşturabileceğimiz bu gaz merkezi, bir tek bir tedarik alanı olarak değil, aynı anda bir fiyat belirleme alanı olarak da çalışabilir şu sebeple fiyatlandırma oldukca mühim bir mevzu. Gaz tutarları şu anda oldukça yüksek ve biz sizinle tutarları, herhangi bir siyasal gölge olmadan, düzgüsel pazar tutarları seviyesinde sakin bir şekilde regüle edebiliriz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şöyleki konuştu: ”Akkuyu oldukca mühim bir adım. Akkuyu’nun birinci türbininin önümüzdeki senenin ilk yarısında açılması dünyada değişik bir ses getirecektir. (Nükleer santral) Sinop’la ilgili bir adım atılabilirse bu doğal olarak oldukca daha değişik bir çarpan tesiri yapmış olacaktır. Tahıl mutabakatını güçlendirerek sürdürmeliyiz.”

Bir buçuk saat devam eden görüşmenin arkasından açıklama icra eden Kremlin Sözcüsü Peskov, Rus doğalgazı için Türkiye‘de yeni bir gaz dağıtım merkezi oluşturulması teklifine Türkiye tarafının oldukça pozitif yönde tepki verdiğini söylemiş oldu. Peskov, Rus doğalgazı için Türkiye’de bir dağıtım merkezi oluşturulması teklifine Türk tarafının iyi mi tepki verdiği mevzusundaki soruya, “Oldukça pozitif yönde ve teklifimizle ilgilendiğini gösteren bir tepki aldık” yanıtını verdi.

İlgili Haberler

Erdem Aksoy

Recep Tayyip Erdoğan Vladimir Putin Kremlin Türkiye Rusya Dünya Güncel Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski doktoru Turhan Çömez, İYİ Parti’ye katıldı


İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısına katıldı. Toplantı öncesi ise dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

22. dönem AK Parti Balıkesir Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski doktoru Turhan Çömez, İYİ Parti saflarına katıldı. Çömez’in rozetini bizzat İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener taktı. sonrasında bir açıklama meydana getiren Çömez “Bir sürgün yaşamı yaşadım. İnanın bana bildiklerimi bilseniz, duyduklarımı duysanız ve gördüklerimi görseniz aynı şeyi yapardınız.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski doktoru Turhan Çömez, İYİ Parti'ye katıldı

Bu anların arkasından kürsüye konuşmasını yapmak suretiyle Akşener çıktı. Çömez’in İYİ Parti’ye iştirak etmesi ile ilgili konuşan Akşener, “Ben Turhan Bey’i oldukca uzun senelerdir tanırım. Kumpas döneminde direnmiştir ve kendi söylediği benzer halde sürgüne zorunlu kalmıştır. Kendisi söylemez fakat sokaklarda yatmıştır. Meşhur lobilerin elini öpmeden direnmiştir. Bizim aramıza konuk olarak gelmedin, asli unsur olarak aramızdasın. hoşgeldin, tanrı utandırmasın.” dedi.

Akşener’in açıklamalarından satır başları:

“Geçen hafta o yıl bu yıl demiştim, çekilen çilelerin artık sonuna geliyoruz, bu bezirgan saltanatına dur diyeceğimiz güne yedi gün daha yaklaştık. hanımefendilerin ısrarla itilip kakılmadığı, liyakat ve emeğin hakkının verildiği Türkiye’ye yedi gün daha yaklaştı. İYİ Parti iktidarına yedi gün daha yaklaştık. Sona yaklaşan iktidarların ortak özelliğidir, istisnasız saçmalarlar. Aynı Erdoğan’ın son dönemlerde çoğunlukla yapmış olduğu benzer halde, geçen hafta dedi ki ‘Yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı, bir Türkiye’yi biz hallederiz, onun hazırlığı içerisindeyiz’ fıkra bu kadar.

Beş kere dinledim, aynen bu şekilde dedi. Bay kriz yoksulluğu yolsuzluğu engellemenin hazırlığı içindeymiş, ne zaman, iktidarının yirminci senesinde. İnanın, İYİ Parti olarak bu vasatlıktan oldukca dertliyiz, bay kriz, iktidara gelirken, yoksulluğun, yolsuzluğun ve yasakların olmayacağı bir Türkiye inşa edeceğiz demişti. Hatta sonraki yıllarda bunu başardığını iddia etmişti. doğrusu 20 yıl sonrasında bugün başaramadık diyor. doğrusu bu sözler bir vaat değil, apaçık itiraftır. 20 yıl sonrasında yaşadığın aydınlanma için seni kutluyorum. Bir iktidarın 20 senenin sonunda bu şekilde bir vaatte bulunması aymazlıktır.

Bu senenin başlangıcında internasyonal Şeffaflık Örgütü tarafınca bir rapor yayınlandı. Bu rapora gore, Türkiye yolsuzlukla mücadelede son 10 yılda 180 ülke içinde 96. sıraya düştü. İşte size AK Parti’nin yolsuzlukla savaşım karnesi. Kendi bakanlığına eşi üstünden alım meydana getiren bakan bunlarda. Borsa spekülasyonlarıyla milyonlarca dolarlık servet edinen partililer de bunlarda, her ihaleden komisyon alanlar da bunlarda. Sizce devr-i iktidarlarında ihale yasasını 192 kere değiştiren ve ‘Beşli çete’ benzer halde bir terimi hayatlarımıza sokan bir zihniyet yolsuzlukla savaşım edebilir mi? Ülkede yolsuzluk var ise sen 20 senedir, yolsuzları koruduğun için, rüşvetçilere madalya taktığın için var. Şimdi çözeceğini söylüyorsun, buyur o zaman, meydan okuyorum. Bir talimatına bakar, gömü arazilerini yağmalayanları, ihalelere fesat karıştıranları ortaya çıkarıp hesap sorsana, Sayıştay raporlarında izini sürsen tüm failleri görürsün, elini tutan mı var?

sözgelişi görevi ziraatçıyı ayakta tutmak olan Ziraat Bankası’ndan kredi alıp, tek kuruş ödemeden medya imparatorluğu satın alanlar var, çözmek mi istiyorsun, tek bir telefonun yeter, elini tutan mı var? ana para Piyasası Kurulu üstünden şirketleri haraca bağlayan vekil var, 180 milyonluk serveti iyi mi yaptın? 4 milyon euroluk yatı hangi maaşla aldın diye hesap sorsana? Al sana yolsuzluk çöz de görelim… sözgelişi eşine şirket kurdurup, kendi bakanlığına dezenfektan satan eski bakanın var, hesap sorsana kardeşim, o paraları eğitim etsene, işte sana fırsat çöz de görelim, elini tutan mı var? sözgelişi esnaf, vergisini, ziraatçi kredisini, gençler de KYK borcunu ödeyemediği için icrayla uğraşırken, yandaş mütaidinin 500 milyon liralık vergi borcu iyi mi tek kalemde silindi? Araştırsana. Yolsuzluğu rüşveti bitireceksen, dönerek beşli çetene milyarların içinde yüzerken niçin vergi ödemiyorsunuz desene, size milyarlarca dolarlık ihale verdim, bari vergisini ödeyecek kadar adam olun desene? Çözmek mi istiyorsun, hadi bakalım çöz de görelim, elini tutan mı var?

Sayın Erdoğan, elinde türlü olanak var fakat sen hala söz kalabalığı yapıyorsun, senin işin minareye kılıf dikmek değil, minarenin yerinde kalmasını sağlamak. Neymiş, yolsuzluğu engelleyecekmiş, eğer zerre samimiysen biz varız, meydan okuyorum, sen asla zahmet etme, tüm milletvekillerine yönerge veriyorum, yolsuzlukla savaşım için yasa tekliflerinizi tek tek Meclis’e getireceksiniz. Madem yolsuzluğu halletmeye niyetlisin görelim. Yarım doktor candan, yarım hoca dinden edermiş… Nitekim bugün çeyrek bir ekonomist ve küsurattan ibaret kadroları, vatandaşımızı tüm hayatından ediyor.”

Gözde Nur Bayar

Meral Akşener Turhan Çömez İYİ Parti politika Güncel Haberler

10 Ekim Katliamının Araştırılması Önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP Oylarıyla Reddedildi: “Kaos ve Kandan Yeni Bir İktidar Ürettiniz”


Terör örgütü IŞİD’in Ankara’da yapmış olduğu 10 Ekim katliamının araştırılmasına ilişkin önergenin direkt gündeme alınması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. CHP Ankara Milletvekili Murat emir, 2015 senesinde meydana getirilen iki genel seçim içinde yaşananlara dikkat çekti ve AKP’lilere hitaben, “bilhassa de haziran-kasım içinde Türkiye’yi kaosa sürükleyerek oylarınızı artırma yoluna gittiniz. İktidarınızı, kaybettiğiniz iktidarınızı, bu şekilde gene tahkim etme yoluna gittiniz. Göz yumdunuz; o kaos ve kandan sizler, yeni bir iktidar ürettiniz” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda bugün, HDP’nin 10 Ekim 2015 tarihinde IŞİD’in Ankara Tren Garı’nın önünde düzenlemiş olduğu canlı bomba saldırısının araştırılmasına ilişkin önergesinin direkt gündeme alınması önerisi görüşüldü.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, önerge üzerine yapmış olduğu konuşmada şunları söylemiş oldu:

“Bugünlere gelen yola, Ekim 2014’teki ulusal Güvenlik kararları çerçevesinde alınan bir kararla gelinmişti ve o kapsamda 5 Haziran’da Diyarbakır’da, 20 Temmuz’da Suruç’ta -bunların hepsi 2015’te oluyor- 10 Ekim’de Ankara Garı’nda, 20 Ağustos’ta da Antep’te katliamlar yapılmış oldu. doğal bu katliamlarla birlikte bununla birlikte kırım girişimleri de yapılmış oldu. Burada 10 Ekim günü ne oldu? Gaziantep’ten, elini kolunu sallayan bombacılar Ankara’ya, gar önüne kadar girdiler ve orada kendilerini patlattılar. sonrasında ne oldu? doğal ki orada lüzumlu güvenlik önlemlerinin alınmadığını görüyorduk, biliyorduk. Ben de oradaydım, özetlemek gerekirse bunun tanıklarından birisiyim, 10 Ekim 2015’te gar önünde bulunan kişilerden birisiyim.

“AMBULANSLARIN GİRİŞİNİ ENGELLEDİLER”

Ortalıkta herhangi bir güvenlik gücü yokken, polis yokken insanoğlu yaşamını yitirdikten sonrasında, bomba patladıktan sonrasında ansızın güvenlik güçleri sağlıkçılardan, ambulanslardan ilkin oraya intikal ettiler ve ambulansların gelişini engellediler. İlk ambulans, patlamadan 45 dakika sonrasında sadece gelebildi, alana girebildi ve bir taraftan da yaralılara müdahale engellendi, gaz sıkıldı ve tazyikli su sıkılarak ilk yardım imkanları da engellenmiş oldu ve fazlaca sayıda kişinin ölümüne de sebebiyet verildi. Bu vakadan sonrasında, bu kişilerle ilgili, özetlemek gerekirse oradaki lüzumlu güvenlik önlemlerini almayan, haber alma bilgilerine karşın önlem almayanlara karşı herhangi bir soruşturma açılmadı, herhangi bir kovuşturma yapılmadı, herhangi bir dava açılmadı. Hatta şu şekilde acayip bir şey var; Antep Nizip’te, katliamdan 10 gün ilkin fazlaca yüklü oranda amonyum nitrat satın almak isteyen kişi var, bu belirleniyor ve savcılık bununla ilgili soruşturma açıp, araştırma başlatıp bu kişi hakkında Gaziantep güvenlik Genel Müdürlüğü Terörle Şube Müdürü’ne diyor ki ‘Bu kişiyi araştırın’. Kim bu kişi? Yakup Şahin. O gün, Antep’ten Ankara’ya gelen katillere, o bombacılara eskortluk eden araçtaki kişi Yakup Şahin; onları takip eden. fakat ne oluyor? Yakup Şahin’le ilgili herhangi bir araştırma, soruşturma yapılmıyor fakat bu araştırmayı, soruşturmayı yapmayanlarla ilgili de herhangi bir soruşturma, kovuşturma yok. Ne oluyor? kırım esnasında ambulanslar gelmediği için orada, iki tane polis vesilesiyle yaralıları hastaneye taşıyan insanoğlu, kamu aracını gasp etmekten dolayı yargılanıyorlar. özetlemek gerekirse yargılananlar da gene mağdurlar oluyor.

“BABASININ BAŞINDA ANMA icra eden YARGILANIYOR”

öteki taraftan, babasının mezarı başlangıcında anma icra eden, duygusal konuşma icra eden insanoğlu hakaretten, terör propagandasından ve benzeri uyduruk iddialardan aylarca, senelerce mahkemelerde yargılanıyorlar.

Gelinen noktada Ankara Gar katliamı, tarihimizin görmüş olduğu en büyük vahşetlerden bir tanesidir. sadece davaları da takip ediyoruz, bu davalardan da hiçbir umut yok, şu sebeple muntazam bir soruşturma, araştırma ve dava süreci yürütülmüyor. son olarak dava, 7 Ekim’de görüldü. O davaya katıldım ben ve orada, MİT’in tespitlerine nazaran IŞİD’in Türkiye sorumlusu, Türkiye emiri olarak malum kişi Kasım Güler şunu itiraf etti. tanık olarak kendi söylediğiydi mahkemede, dedi ki ‘Biz o dönemde elimizi kolumuzu sallayarak Türkiye’ye giriş-çıkış yapıyorduk. Ben, 4 ya da 5 kere Türkiye’ye giriş-çıkış yaptım. Sınırdaki güvenlik karakoluna yalnız data veriyordum, o data çerçevesinde de Türkiye’ye giriş-çıkış yapıyordum’. Bu kolaylıkla geldi bu katiller ve insanlarımızı katletti.”

CHP Ankara Milletvekili Murat emir ise şu şekilde konuştu:

“Maalesef 10 Ekim Ankara Garı katliamı, bu toprakların ve insanlığın görmüş olduğu en zalim, en kanlı, en alçak saldırıdır. fakat maalesef üstünden 7 yıl geçmiş olmasına karşın biz, Ankara Garı katliamı ve saldırıyla ilgili lüzumlu yüzleşmeyi yapamadık. Hukuki süreç savsatıldı. dostum bahsetti, göstermelik bir mahkeme süreci, sanki birkaç IŞİD’li militan, IŞİD’li katil bu işi planlamış, yapmış benzer halde, gerçek sorumlulara uzanmayan bir hukuki süreç işletildi. Oysa bu katliamı planlayanlar, arkasında duranlar, ona siyasal destek verenler, orada bu bomba tedarik edilirken güvenlik’in bilmesine karşın gereğini yapmayanlar, mülkiye raporlarına geçmiş olduğu benzer halde ‘Bir hücum yapılabilir’ istihbaratı alınmış olmasına karşın önlem almayanlar, adeta bu katiller Ankara’ya eskort eşliğinde gelirken hiçbir şey yapmayanlar suçlular fakat maalesef mahkeme bu biçim şeyleri görmezden geldi, duymazdan geldi.

“YARGILAMANIN GERÇEK SORUMLULARA UZANMASI GEREKİYOR”

Bir katil düşünün. İki kardeş; birisi Suruç katliamındaki bombacı ve bu kişi teknik takip altında, gene ‘Ankara emiri’ dedikleri İlhami Balı’yla devamlı görüşüyor, o da teknik takip altında fakat onlar hakkında hiçbir tape kaydı mahkemeye getirilmedi. Oysa İlhami Balı, firari sanık, 2016’da meğer Konya Cihanbeyli Devlet Hastanesi’nde, aranıyorken her nede olsa tedavi edilmiş. Baktığınız zaman bu kırım, devletin içindeki kirli odakların birilerinin bilgisi, ilgisi ve dikkatsizliği sonucunda gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla biz, bu mahkeme sürecini tamamlanmamış sayıyoruz, tamamlanmamış buluyoruz ve bu yargılamayı göstermelik buluyoruz. bu yüzden yargılamanın kesinlikle gerçek sorunlara ve suçlulara uzanması gerekiyor. fazlaca daha önemlisi dostlar, AKP iktidarı o günlerde IŞİD’e ‘IŞİD’ diyemiyordu ve o günkü dış politikanız, Suriye politikanızın bir gereği olarak da sınırlarımızın kevgire çevrilmesine izin verdiniz. O günkü ‘katil’ diyemediğiniz IŞİD saldırganları, ‘cihatçı, savaşçı’ adı altında istedikleri benzer halde Türkiye’ye girip çıkıyorlardı. Hatta yaralandıklarında Türkiye’de hastanelerde tedavi görüyorlardı.

“KAOS VE KANDAN YENİ BİR İKTİDAR ÜRETTİNİZ”

bilhassa de haziran-kasım içinde Türkiye’yi kaosa sürükleyerek oylarınızı artırma yoluna gittiniz. İktidarınızı, kaybettiğiniz iktidarınızı bu şekilde gene tahkim etme yoluna gittiniz. Göz yumdunuz; o kaos ve kandan sizler, yeni bir iktidar ürettiniz.”

Araştırma önergesinin direkt gündeme alınması önerisi, meydana getirilen oylamada AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Milliyetçi Hareket Partisi AK Parti Güncel Haberler

CHP, AK Parti saflarına geçen Mehmet Ali Çelebi’yi 2013 yılındaki görüntü ile vurdu


CHP Grup Başkanvekili Özgür hususi, partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafınca düzenlenen basın toplantısında konuştu. Gündemdeki mevzulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan hususi, AK Parti saflarına geçme sonucu alan Bağımsız İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi‘ye sert sözlerle yüklendi.

Mehmet Ali Çelebi‘nin AK Parti’ye geçmesini CHP’ye yönelik bir operasyon olarak nitelendiren hususi, “Çelebi parti değiştirince basın mensubu bana sual sormuştu. Ben de demiştim ki saray operasyonlarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünü kesemezler. O dönemde tepkiler gösterdiler. Ne saray operasyonu diye. Nereye geldik günün sonunda? Al sana saray. fazlaca üzücü bir şey. fazlaca seveni kalmadı. hepimiz üzülüyor fakat meydana getirilen işe. 3 aydır RTÜK’te bir üyelik boş. Milletvekili sayısına gore dağıtılıyor. Düne kadar ki sayılara gore o üye İYİ Parti’ye düşüyor. 3 aydır RTÜK başkanı olacak saray zebanisi meclise yazıp, yeni RTÜK üyesini seçin demiyor. Dese İYİ Parti’ye gidecek. O sırada birileri mezata çıkmış, arıyor. Acaba şöyleki etine dolgun bir şey bulup da partiye kazandırabilir miyim diye düşünüyor birileri. O hesabın o pazarlığın adı bugün Mehmet Ali Çelebi olmuş dostlar. Yarın yazıyı yazarlar. RTÜK üyeliği gider. Mehmet Ali Çelebi bir RTÜK üyeliği karşısında birlikte savaşım etmiş olduğu, vazife yapmış olduğu kumpaslarla hapis yatmış olduğu, bazılarının yaşamını yitirmiş olduğu tabanca dostlarını bu süreçte satmıştır” dedi.

Mehmet Ali Çelebi'nin AK Parti saflarına geçmesine CHP'den ilk yorum: Allah kimseyi bu duruma düşürmesin

Çelebi’nin RTÜK üyeliği için ‘U’ dönüşü yaptığını ifade eden hususi, “Mehmet Ali Çelebi’ye başarılar arzuluyorum. Mustafa Kemal Atatürk’e idam fermanı çıkaran Vahdettin’in savunucularıyla Vahdettin’in savunucularının partisinde kendisine başarılar dilerim. Mehmet Ali Çelebi’ye mahalli seçimlerde üç beş kişinin kafasını karıştırır mı acaba diye Osman Öcalan’ın ayağına TRT kameramanı, muhabiri yollayanların partisinde başarılar dilerim. Kendisini haksız yere bir sürü komutanıyla birlikte hapishaneye dama sokan partinin siyasetçileriyle başarılar dilerim. Kendi adıma da şöyleki bir şey var. Yarın diğer gün Kemal Bey de Veli Bey de bunu anılarında yazar, ikimiz de yazarız. Biz gencecik bir teğmenin bir kızı sevmişti. AK Parti’yle FETÖ ortaklaşa kumpasla o teğmeni cezaevinde tutuyorlardı. O teğmen evlenmek istiyordu. ‘Nikah şahidini nereden bulurum’ diyordu. Kemal Bey ve Veli Ağbaba ile cezaevine gittik. Biz; bu bayrak, bu vatan, bu toprak için yemin içmiş bir teğmenin nikahına şahitlik etmiştik. Bugün bir RTÜK üyeliği için tabanca dostlarını satan birinin ‘U’ görüşüne şahitlik ediyoruz. Siyasetin bu tarafı da yaşanılmayası bir taraf fakat tamamımız bundan ders alıyoruz. tanrı kimseyi Mehmet Ali Çelebi ve buna tenezzül eden AK Parti’nin durumuna düşürmesin” şeklinde konuştu.

Mehmet Ali Çelebi'nin AK Parti saflarına geçmesine CHP'den ilk yorum: Kendisini haksız yere dama sokan partinin siyasetçileriyle başarılar2013 senesinde Ergenekon Davası kapsamında Hasdal Askeri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin nikah şahitliğini CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yapmıştı

hususi, bir gazetecinin ‘niçin sıkıdüzen yasası gündemdeyken başörtüsüyle gündemi değiştirdiniz, AK Parti ile CHP yakınlaşıyor mu?’ sorusunu ise “40 maddelik kanunların 1-1,5 günde geçmiş olduğu meclis tutanaklarında sayısız örnek var. Bu kanun 5 aydır geçmiyor. CHP’nin direnci yardımıyla. Geçen hafta da yalnız 12 madde geçti. Büyük bir direnç gösteriyoruz. Parlamenter demokrasiyle iç tüzüğün ve anayasanın el verdiği tüm imkanları, tüm engelleme yöntemlerini kullanıyoruz. Bu hafta da kullanmaya devam edeceğiz. sonrasında Anayasa Mahkemesi var, sonrasında bunu millete anlatmak var. Elden gelen ve kullanılmayan bir olanak yok. fakat bu ikilemin şöyleki bir doğru tarafı var. bir yanda basını sansürleyenler, diğer tarafta iktidarlarını dayandırdıkları bir mağduriyeti özgürlük alanına çevirmeyi önerenler tartışıyor. Bu politika zamanı açısından da kıymetli bir denklem, kıymetli bir ikilemdir. Ben burada bir zayıflık değil bir zamanı şerh düşme olarak görüyorum. Biz hakkaniyet ve Kalkınma Partisi’yle bir tek şeye gideriz erken seçime gideriz. İstiyorlarsa gelsinler gidelim. Onlardan yana düşen ağacın gölgesinde durmayı kabahat sayarız. Onlardan yana uçan kuşa gözümüzü değdirsek gözümüzün nurunu israf eylesin.” diyerek yanıtladı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / politika

Cumhuriyet Halk Partisi Mehmet Ali Çelebi AK Parti Çelebi politika Güncel Haberler