Babacan’dan oldukca konuşulacak çıkış: Kendi tabanımızın tamamı Kılıçdaroğlu’na oy vermeyebilir


ilaç Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da Habertürk’te Teke Tek programında Fatih Altaylı’ya konuk oldu. Gündeme ilişkin birçok mevzuda değerlendirmelerde bulunan Babacan’a parti tabanının tamamının Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verip vermeyeceği soruldu.

Altaylı sorusunu, “Siz seçmeninizin ne kadarını Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeye ikna edebileceksiniz?” şeklinde yöneltti. Bu mevzuda dürüst olduklarını, seçmeninin bir tek bir kısmını Kılıçdaroğlu’na oy vermeye ikna edebileceklerini belirten Babacan, “Bu teklif CHP’den vardığında biz kendi kitlemizin tamamını CHP listelerine taşıyamayabiliriz dedik, dürüst olmak zorundayız dedik. doğrusu biz büyün oy kitlemizi olduğu şeklinde paket halinde buraya taşıyamayabiliriz dedik. Onlar da oldukça doğaldır dediler. İşin matematiği ile psikolojisinin değişik olmasının sebebi bu” ifadelerini kullandı.

Babacan’ın açıklamalarından satırbaşları;

“dün meydana gelen program çekiminde söylediklerimde Twitter’de yalan şeyler dolaşıyor. Cımbızlama denen bir şey var. Programda şunu söyledim; bizim hedefimiz her iki sandıkta da bu seçimi kazanmak. Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci turda kazanmak. 6 parti ile oturduğumuz günden bu yana ‘Bizim ortak adayımız’ olacak dedik. Bu seçime referandum diyorum. Her iki sandıkta da bir referandum olacak. yurttaşlarımız tercih edecek otoriterlik mi, demokrasi mi, korku mu umut mu, kara kış mı yoksa bahar mı? Bunun referandumunu yapacağız. Mevcut Anayasa, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak sonucunda iki tane tercih getiriyor. yurttaş yoksulluğu mu seçecek, zenginliği mi? Keyfiliği mi seçecek; yoksa hukuk mu diyecek.

tüm hazırlıklarımız kendimiz seçime girecekmiş şeklinde hazırlıklar idi. Bizzat benim başkanlığımda tam 1 hafta süresince kapandık. Tek tek adları değerlendirdik, 87 seçim bölgesine ayırdık. CHP’den bizlere teklif geldi. Simülasyon yapıyoruz. Tek listeden girdiğimizde toplamda daha oldukça milletvekili elde ediyoruz dendi. Sayın Kılıçdaroğlu ile de konuştuk bunu. sonucunda Meclis’te güçlü şekilde varolmamız her insanoğlunun lehine olacaktı. Kendi simülasyon sistemine doğal olarak tuttuğumuzda ikimiz de bu gerçeği gördük. İşin matematiğine baktığımızda ilişki bir kazan kazan ilişkisi. CHP de bir fedakârlık yapmış oldu. fakat bizim için de fedakârlık. Seçime girmediğimiz pekçok il var. Oradaki teşkilatlarımız buna haklı olarak oldukca üzüldüler. Kararın arkasından doğal ki türbülans yaşadık. 1 haftada tüm teşkilatlarımız bunu anlamış oldu, meseleyi çözdü. tüm il başkanlarımızı Ankara’da topladım. 81 ilde sahada olacağız dedim. İl başkanlarımız sağolsunlar esasen açık fikirli insanoğlu. Bu sürece ayak uydurdular.

Bizim kendi simülasyonlarımızda ortak listeden girdiğimiz anda artı 18 milletvekili görülüyor. CHP’nin de bizim rakamlarımıza benzeyen rakamlardı. Bu simülasyonlar işin matematiğini gösteriyor fakat psikolojisini ayrı yönetmek gerekiyor. Toplamda üye yapımıza baktığımızda Türkiye’de tüm siyasal kimliklere hitap ediyoruz. devamlı araştırma ve ölçüm yapıyoruz. Bizim destekçilerimiz, üyelerimiz 2018 seçimlerinde her partiye oy veren insanoğlu. Biz siyasal yelpazenin tümüne hitap ediyoruz. Kimlik siyaseti yapmıyoruz, çözüm odaklı bir partiyiz. Türkiye’nin her yerinde teşkilatlandık. İstanbul’un 39 ilçesinde, Ankara’da 25 ilçede teşkilatlandık. 22 fiil planı hazırladık. Depremle ilgili emek harcama yaptık. Yetmedi, yurt haricinde yaşayan vatandaşlarımızla ilgili yeni bir fiil planı yaptık.

Biz kendi kitlemizin tamamını CHP listelerine taşıyamayabiliriz dedik, dürüst olmak zorundayız dedik. Onlar da oldukça doğaldır dediler. İşin matematiği ile psikolojisinin değişik olmasının sebebi bu. Sonuçta işin toplam muhasebesini yapınca hepimiz için yararlı olduğuna inandık. Ben 2019’da AK Parti’den çekilme ettim. 14 yıl sayın Erdoğan’la oldukca yakın çalıştık. Türkiye’nin hem dış politikada, A mevzularında, ekonomide başarıya ulaşmış olduğu seneler 2013’e kadar olan süre. Kendi vatandaşların içinde en yüksek refah ürettiği süre. Şu anda 2023’te 2013’ü bile yakalayamadık. Sayın Erdoğan ne süre ekonomi ile başarılardan bahsedecek olsa ister istemez birlikte çalıştığımız yıllara geri dönmek mecburiyetinde kalıyor.

O dönemde tamamen tepki olarak benim yaşımdan kaynaklı küçük görme, alay etme şeklinde maalesef yanlış yola giriyor. ‘Bebecan olmak benim için gururdur. Gençlere fırsat verilince iyi mi başarı ortaya konulmuş gösterdik’ dedim. Bir de söz vardır; akıl yaşta değil baştadır. Ben dersime oldukca çalışıyorum herşeyden önemlisi istişare ediyorum. Kendisi istişareyi terk etti, liyakatsiz ve ehliyetsiz kadrolarla çalışmaya başladı. Mehmet Şimşek benim yakın emek harcama dostum. Ayrıldıktan sonrasında eziyet ettiler kendisine. Meydanlarda yuhalattı. Eski defterlerde Ali Babacan var, Mehmet Şimşek var. Acaba bir artı sağlayabilir miyim bunun derdinde. Benim düşüncem Mehmet Bey’in şimdi herhangi bir katkı veremeyeceği yönünde. Sanırım bunu görmüş oldu, o yüzden ortalıkta yok. Şunu da söyleyeyim o dönemde ekonomide rasyonel olan AB ile açık politika izleyen Başbakan olan sayın Erdoğan’ın da bu başarıda imzası vardır.

Ortak listelerle seçime girmek, ortak kampanya sonucu 9 Nisan’da gerçekleşen karar. Her parti aslen kendisi için hazırlanıyordu. Bayramın ikinci günü sayın Kılıçdaroğlu’nu aradım. bugüne dek haklı olarak CHP kampanyası olarak yürüyordu. fakat şimdi kampanyanın ortak bir kampanya olarak adım atması gerekiyor diye kendisine ifade ettim. derhal sağolsunlar adapte oldular. Bizim saha ekibimizle CHP’nin saha ekibi buluştu. Derhal ortak programlar dizayn etmeye başladım. İzmir ve Kayseri mitinginde sayın Kılıçdaroğlu birlikte olacağız. Arefe günü bir kampanya çekimi yaptık. O çekimde hem 6 genel başkan hem iki belediye başkanı vardı. O reklamlar yakında yayınlanacak bizi bir arada görmüş olacaksınız. Yarın Gebze’de, Cuma günü Zonguldak’ta olacağım. gelecek hafta Gaziantep, Siirt, Kahramanmaraş programımız olacak.

Ben oradaki kadroları iyi tanıyorum. Benim ekibimden orada iki üç arkadaş var. esasen bu emek vermeyi onlar yürütmüş. Ülkenin yarınlarınla ilgili referans bizim hazırlıklarımız. Muhalefetten kopya çeken bir iktidardan bahsediyoruz. Üretemeyen iktidar var. Doğrusu biz memnun oluyoruz, alsınlar bu biçim şeyleri yapsın problemler çözülür. Kimin yapmış olduğu mühim değil ki. Burada yapılacaklar açısından baktığımızda bunlar gerçekleştirildiğinde Türkiye düzelir. Sayın Erdoğan 5 senedir yeni anayasa diyor. 1 maddeyi beceremediler. 84 maddede tek tek 6 parti olarak mutabık kaldık. tüm mutabakat bugün mutabakatıdır. Seçimlerden sonrasında oturur tekrardan yaparız. AB’de 27 ülke iyi mi bir arada duruyor? devamlı tartışarak. Bir şey çıkacaksa çıkmasında da mutabakat gerekir. Sonuçta bu işi konuşa konuşa, istişare ede ede götüreceğiz.

Bu müzakerelerde bizlere dediler ki mesela İstanbul’da şu sıra, İzmir’de şu sıra. ilkin bunun müzakeresi yapılmış oldu. Hangi ilde kaçıncı sıra adaylıklarının bizlere açılabileceği müzakeresi oldu. O oluşturulan boşlukları biz doldurduk. Hangi sırada kimin milletvekili talibi olacağı kararını biz verdik, CHP değil. ilkin boşlukları oluşturduk sonrasında onu biz doldurduk. Sadullah Bey üstünden CHP’nin yıpratılma tartışması oldu. sonrasında bu mevzu kapanık oldu. Sadullah Bey bu iddialara o denli oldukca yanıt verdi ki. Sadullah Bey’in görevlendirdiği insanların derhal hepsi şu anda görevde. Görevden alanlar, kaçanlar Sadullah Bey bakan olduğunda kadroda olan kişilerdir. Sadullah Bey’in 4,5 senelik bakanlığı var. O dönemde oldukca başarıya ulaşmış düzenlemelere imza attı. Avrupa Konseyi, AİHM artık Türkçe de açıklaa yapıyor. Sadullah Bey’in çabaları ile sözkonusu oldu. Ali Dibo meselesini gündeme getirdiler. Mahkemenin tekzib sonucu var. Yetmemiş Sayıştay sürecinden geçmiş. DDK denetlemiş. Artı savcılık süreci yaşanmış. Tamamında Sadullah Bey tertemiz olduğu rapora bağlanmış. Sadullah Bey seçim işleri başkanımız. Ankara’da olması gerekiyor. O yüzden Hatay’dan aday olarak koymadık.

CHP’nin vakti zamanında bilhassa dindar kesimle ilgili duruşu, görüşü, yaptıkları ettikleri yaşı ileri kesimin hafızasında var. İmam Hatip, başörtüsü ile ilgili meseleler. CHP iktidar değildi fakat o günkü siyasal duruşuna bakın. Devlet kurumları ile politika örtüştürüp negatif tutumları vardı. Bugün Kemal Bey niçin helalleşmek istiyor. Yarına doğru yeni görüş açısı için. Tam kilit nokta bugünlerde ne biliyor musunuz? Bazı tutucu ailelerde ‘Elim Erdoğan’a AK Parti’ye gitmiyor’ hissiyatını da görüyorum. hakkaniyet, hak, hukuk için, yoksulluk, yolsuzluk, yasaklarla savaşım edeceğim diye çıkan Erdoğan’ın tam da 3 Y’ye mahkum etmesinden yurttaşlarımız oldukca rahatsız.

Bu paylaşma ifadesini doğru bulmuyorum. Beraberce iyi mi yöneteceğiz, o şekilde bakmak lazım. Bir kurtarıcı gelecek tüm sorunları çözeek, buna inanmıyorum. Burada birbirini tamamlayan kadrolara gerekseme olacak. 20 bakanlık olacak. Bunlardan bir tanesi Maliye, bir tanesi gömü, tecim, sanayi Bakanlığı var. tüm bunlar uyum içinde olacak. Bakanlıklar haricinde kurumlar olacak. Merkez Bankası Başkanı kim olsun? Bir o denli da Para Politikası Kurulu’nun üyeleri önemlidir. tüm bu insan kaynağını birbirini tamamlayan şekilde oluşturmanız gerekiyor. Nobel ödülünü almış iktisatçıyı getirin, eli ayağına dolaşır, beceremez. Bu bir kadro ve ekip meselesidir. Biz ekonomiyi kim yönetsin diye bakmıyoruz. ekibe dürüst insanoğlu koymamız ve koordinasyonla yönetmemiz gerekiyor. Aynı şey Dışişleri ve güvenlik de ilgilendiriyor.

Ben ve öteki genel başkanlar tüm süreçten sürumlu olacak. Geriye kalan 20 bakanın dürüst, yeterli insanlardan oluşmasını tercih ederiz. Her partinin adayları olabilir. İddialı adlar olabilir, bu oldukça organik. Milletvekilliğini bırakıp da bakan olmayacak, buna kendi aramızda karar verdik. Milletvekili seçildiyse iskemle sayısını azaltıp da ‘ben bakan olacağım’ hevesine girmesin diye konuştuk.”

Olgun Kızıltepe

Kemal Kılıçdaroğlu Ali Babacan politika Güncel Haberler

Kılıçdaroğlu, Besni’de vatandaşlarla buluştu – Haberler


Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’ın Besni ilçesinde vatandaşlarla buluştu.

Besni’de vatandaşlara seslenen Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Büyük bir yıkım yaşandığını biliyorum. Depremin ikinci günün bu yana depremzedelerin yanındayım. Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Osmaniye’deydim. Üçüncü kezdir geliyorum ve yaşanmış olan sıkıntıları hem yurttaşlarımızdan hem milletvekillerimizden, buraya hizmet eden büyükşehir belediye başkanlarımızdan ve onların ekiplerinden de dinliyordum aslına bakarsan. Bu yıkım içinde yıkılan evlerin, dükkanlarınız var. Bunların tamamını biliyorum. Diyorlar ki tekrardan yapacağız, iki yıl ödemesiz, 20 yıl taksitle paraları alacağız diye. Size sözüm söz, söz veriyorum söz, her evi her dükkanı her ahırı tekrardan yapacağız ve bir kuruş almadan size teslim edeceğiz. Kurban Bayramı’nda görmüş olacaksınız emekçi kardeşlerimiz 15 bin TL hesaplarınıza yatacak ananızın ak sütü benzer şekilde size helaldir. Onlar 5’li çetelere veriyor biz halka vereceğiz. Benim saraylarda gözüm yok yurttaş saraylarda oturacak vatandaşın sarayda yaşamaya hakkı var bunu görmüş olacaksınız. Bizim verimli topraklarımız var niçin biz üretmiyoruz. Nohuttu, buğdayı, yulafı eti niçin biz üretmeyelim bu verimli topraklar niçin boş kalsın. ziraatçi ile toprağı barıştıracağım ziraatçi üretecek ziraatçi kazanacak her insanoğlunun karnı doyacak” diye konuştu. – ADIYAMAN

Kemal Kılıçdaroğlu Millet İttifakı politika Haberler



Kemal Kılıçdaroğlu, Samsat’ta Yurttaşlarla Bir Araya Geldi: “2017, 2018’de Samsat’ta zelzele Oldu, averaj 6-7 Yıl Geçti, fakat Hala İnsanlar…


Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman‘ın Samsat ilçesinde yurttaşlarla buluştu. Kılıçdaroğlu, “2017, 2018’de Samsat’ta zelzele oldu. Aradan, sayın muhtarımızın da ifade etmiş olduğu benzer şekilde averaj 6-7 yıl geçti. fakat hala insanoğlu konteynerde yaşıyorlar. Ben bunu ilk dile getirdiğimde iktidar kanadından şikayetler geldi. Bunun gerçek olmadığı ifade edildi. Evlerin yapıldığı söylendi. fakat şimdi hepiniz tanığısınız. Muhtarımız burada, köylüler burada; kimin nerede oturmuş olduğu görünüyor. Konteynerler var, çadırlar var. Ben konuştuktan sonrasında atılan temeller var. Buraya geldim, inşallah sesimizi duyarlar, evleri fazlaca hızlıca yaparlar. Bu da bizim en büyük arzumuz. fakat sayın muhtarım, senin şahsında tüm evleri yıkılan vatandaşlara sözümdür; tanrı nasip eder, iktidara geldiğimizde görmüş olacaksınız, bu evler kısa sürede bitecek” dedi.

Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasal partinin genel başkanları, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları ile ittifakın öteki büyükşehir belediye başkanları, Ramazan Bayramı’nın ilk gününde, her biri ayrı bir ilde olmak suretiyle zelzele bölgesinde vatandaşlarla Halil İbrahim Sofrası Buluşması’nda bir araya geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bu kapsamda Adıyaman‘da depremzedelerle buluştu. Kılıçdaroğlu, ilk olarak Adıyaman Belediyesi Mezarlığı’na giderek depremde yaşamını yitiren yurttaşların mezarlarını ziyaret etti, mezarlara karanfil bırakarak yakarma etti.

Kılıçdaroğlu’na, CHP Grup Başkanvekilleri Özgür hususi ve Engin Özkoç, Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı hasret Çerçioğlu, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere ve CHP Adıyaman İl Başkanı Mehmet Sırrı Burak Binzet birlikte rol aldı.

Kılıçdaroğlu, derhal sonrasında Halil İbrahim Sofrası Buluşması’nda depremzedelerle birlikte kahvaltı yapmış oldu. peşinden depremin büyük yıkıma niçin olduğu Gölbaşı ve Besni kazasının peşinden Samsat’a geldi. Samsat’ta çadırda ve konteynerlerde yaşayan yurttaşların sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, bölge hakkında informasyon aldı.

2017 ve 2018 yıllarında yaşanmış olan Samsat depreminin peşinden derhal derhal evlerin temellerinin atılmadığını söyleyen eski muhtar Abdullah Erkan, Kılıçdaroğlu’nun bu mevzuyu gündeme getirmesinin peşinden yalnızca temel atıldığını söylemiş oldu.

“KIRSALDA ÇALIŞAN tüm KADINLARIN, GENÇLERİN SİGORTA PRİMLERİNİ DEVLET ÖDEYECEK”

Kılıçdaroğlu, Samsatlı yurttaşlara, “Burası kısa süre içinde biter. Bitmezse de size sözüm söz; 15 Mayıs’tan sonrasında burayı yapacağım ve derhal bitireceğim. Kırsalda çalışan tüm hanımefendilerin, gençlerin sigorta primlerini devlet ödeyecek. Bundan güvenilir olmanızı isterim. Çalışacaksınız, yeri zamanı erişince asla 5 kuruş ödemeden emekli olacaksınız. Böylece beylerin eline muhtaç olmayacaksınız. Bunu sağlayacağım. Bu mühim. Gençlerin de emek harcanması mühim. Büyük şehirlere gidiyorlar, ‘büyük şehirlerde asgari ücretle iş bulur muyuz, bulmaz mıyız’ diye bekliyorlar. kimi zaman kaçak, sigortasız çalışıyorlar. fakat burada çalışırsa, üretirse, kazanırsa, sigorta primini de devlet yatırırsa rahatlık için yaşar. Büyük şehre eğlenmeye, tatile gider. Bununla ilgili de altı genel başkan buna ‘evet’ dedi, yalnız ben değil. özetlemek gerekirse Temel Bey de Meral Hanım da Gültekin Bey de Sayın Babacan da Sayın Davutoğlu da ‘evet’ dediler. Hep birlikte bu biçim şeyleri yapacağız inşallah” dedi.

“EVLER YAPILMAZSA, ŞU eğer olmazsa, BU eğer olmazsa BANA HABER VERİN”

Kılıçdaroğlu, “gene de bir sorun olursa, ben muhtarımıza söyledim, dedim ki evler yapılmazsa, şu eğer olmazsa, bu eğer olmazsa bana haber verin. 15 Mayıs’tan sonrasında inşallah Türkiye’nin rengi değişmiş olur, bahar gelir, biz buraya gelir, ilkin bu biçim şeyleri hızlıca bitirir ve sizlere teslim ederiz. Teslim ederken de beş kuruş para alınmayacak. Niye alıyorsunuz ya? Evi yıkıldı, depreme dayanıklı değilse sorumlusu hükümettir, yurttaş değil ki. yurttaş, demiri doğru mu atıldı, çimentosu kafi midir nereden bilecek. Ben de bilmiyorum. O işi mühendis bilir, kamu görevlisi bilir, özetlemek gerekirse devletin memuru bilir. O yanlış yapmışsa görevli siz olabilir misiniz? Olmaz. bu biçim şeyleri çözeceğim, asla kaygı etmeyin” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Samsat’ta yurttaşlarla bayramlaştı. Bir kız evladı Kılıçdaroğlu’nun elini öpmek isterken ilkin Kılıçdaroğlu çocuğun elini öptü.

“7 YIL GEÇMESİNE karşın BİRÇOK KÖYÜMÜZDE ŞU ANDA KONTEYNERLERDE YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZ VAR”

Abdullah Erkan, Samsat’ta 2017 ve 2018 yıllarında meydana gelen depremleri anımsatarak, “Aradan 7 yıl geçmesine karşın birçok köyümüzde, şu anda gördüğünüz benzer şekilde konteynerlerde yaşayan yurttaşlarımız var. Şu tarafta, gösterdiğim yeni atılmış temeller var. Biz, 7 yıl süresince bu konteynerlerde yaşadık. rahat gelebilir fakat 7 yıl, dile kolay. Şu anda bazı köylerimizde köy evleri teslim edilmiş. sadece fiyat mevzusunda herhangi bir bilgimiz yok. Biz neyi bekliyoruz, maliyeti nedir, ne olacak, o mevzuda da bir bilgimiz yok” diyerek sorunları söyledi.

“SAYIN CUMHURBAŞKANIM, BURAYA GELDİNİZ, BİZE onur VERDİNİZ”

Eski muhtar Erkan, “Sayın Cumhurbaşkanım, buraya geldiniz, bizlere onur verdiniz, lütfettiniz. Sizlere saygı, sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’na teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu ise şunları söylemiş oldu:

“BEN KONUŞTUKTAN sonrasında ATILAN TEMELLER VAR: 2017, 2018’de Samsat’ta zelzele oldu. Aradan, sayın muhtarımızın da ifade etmiş olduğu benzer şekilde averaj 6-7 yıl geçti. fakat hala insanoğlu konteynerde yaşıyorlar. Ben bunu ilk dile getirdiğimde iktidar kanadından şikayetler geldi. Bunun gerçek olmadığı ifade edildi. Evlerin yapıldığı söylendi. fakat şimdi hepiniz tanığısınız. Muhtarımız burada, köylüler burada, kimin nerede oturmuş olduğu görünüyor. Konteynerler var, çadırlar var. Ben konuştuktan sonrasında atılan temeller var. Buraya geldim, inşallah sesimizi duyarlar, evleri fazlaca hızlıca yaparlar. Bu da bizim en büyük arzumuz. fakat sayın muhtarım, senin şahsında tüm evleri yıkılan vatandaşlara sözümdür; tanrı nasip eder, iktidara geldiğimizde görmüş olacaksınız, bu evler kısa sürede bitecek. Siz diyorsunuz ki ‘Fiyatını bilmiyoruz’. Fiyat… Eğer evler yıkılmışsa toplumsal devlet, bu evleri meydana getirecek, depreme dayanıklı meydana getirecek ve sizden bir kuruş para almadan sizlere teslim edecek. Bu da toplumsal devletin bir görevidir.

BİNALAR DEPREME DAYANAKLI DEĞİLSE SORUMLUSU İDAREDİR, yurttaş DEĞİL: Biz, yalnız burada değil, Hatay’da da Kahramanmaraş’ta da Adıyaman’da da evleri, depremde evleri yıkılan tüm yurttaşlarımızın evlerini tekrardan inşa edeceğiz, depreme dayanıklı evler yapacağız, onlara anahtarlarını teslim edeceğiz ve bir kuruş para da almayacağız. zira burada toplumsal devlet görevini yapmış olacak. Binalar depreme dayanaklı değilse sorumlusu idaredir, yurttaş değil. yurttaş nereden bilecek çimento, demir doğru mudur, yanlış mıdır, yurttaş nereden bilecek. bu biçim şeyleri bilmesi gereksinim duyulan, kamu görevlileridir. Onlar da görevlerini yapmadılarsa mesuliyet idareye aittir. Bu çerçevede bakıyoruz.

tanrı’IN GÜNEŞİ parasız, BU GÜNEŞTEN ELEKTRİK ÜRETECEĞİZ, ÜCRETSİZ ALACAKSINIZ: Sulama mevzusunda erişince; pek fazlaca yerde sorun var. azca ilkin Besni’ye uğradık. Orada da benzer bir sorun var. Burada baraj var, su var. Üstelik rahat kullanacağınız sular. Bunlara kaynak ayrılmadığını fark ediyoruz. Buranın sulanması lazım. Benim bir sözüm var; tüm çiftçilere, Şanlıurfa’dan adım atmak suretiyle elektriği parasız vereceğiz. Güneş tarlaları oluşturacağız. tanrı’ın güneşi parasız, bu güneşten elektrik üreteceğiz, parasız alacaksınız. Petrol, organik gaz, kömür yok; güneş parasız. bizlere satmaca kesen de yok. Dolayısıyla bu çerçevede siz üreteceksiniz, siz kazanacaksınız, biz kazanacağız, Türkiye kazanacak.

BEN BURAYA GELDİM DİYE BÜYÜK BİR İHTİMALLE hızlıca SİZİN EVLERİNİZİ hayata geçirmeye ÇALIŞACAKLAR: Buğday, arpa, et, canlı hayvan, mısır, gübre dışarıdan geliyor. Bizim insanımız bu biçim şeyleri üretemez mi? Üretebilir. Bunun için de aklı başlangıcında bir yönetime ihtiyacımız var. Bunların hepsini çözeceğiz, görmüş olacaksınız inşallah muhtarım. Ben buraya geldim diye büyük bir ihtimalle hızlıca sizin evlerinizi hayata geçirmeye çalışacaklar. Yaparlarsa fazlaca mutlu olurum. Bir an ilkin rahat, rahatlık içinde oturacağınız evleriniz olsun. Bizim de en büyük arzumuz o. Hanımlar, bilhassa evlerinin güzel olmasını isterler, havadar olmasını isterler, her çocuğun evde rahat yaşamasını isterler. Bu da bizim arzumuz. çoğumuz bir şekliyle evlat sahibiyiz.”

“SİZDEN fazlaca BÜYÜK ÜMİDİMİZ VAR”

Bir yurttaş, Kılıçdaroğlu’na, “İnşallah bu zulme son verirsiniz. tanrı sizin yardımcınız olsun” dedi. Kılıçdaroğlu, “Devletin dini adalettir. Devlet, hakkaniyet üzerine inşa edilir. Dolayısıyla hakkaniyet olmadığı yerde rahatlık olmaz” karşılığını verdi. Yurttaş da Kılıçdaroğlu’na, “Sizden fazlaca büyük ümidimiz var” dedi.

“BİR GENEL BAŞKAN, BİR CUMHURBAŞKANIMIZ BURAYA GELİYOR. SİZ, BİZİM BAŞIMIZIN TACISINIZ”

Abdullah Erkan, Kılıçdaroğlu’na, “Düşünün, bizim 2017’de olan depremde milletvekillerimiz gelmemiştir. Abdurrahman Tutdere (CHP Adıyaman Milletvekili) haricinde burada milletvekili tanıyan asla kimse yok. Bir Genel Başkan, bir Cumhurbaşkanımız buraya geliyor. Siz, bizim başımızın tacısınız. Biz, elimizden geldiği kadar sizin için, siz de bizim için lüzumlu olan her şeyi hayata geçirmeye hazırız” diye konuştu.

“EVLER BİTECEK; ÇAYINIZI, KAHVENİZİ İÇMEYE GELECEĞİZ”

Kılıçdaroğlu da “İnşallah daha geleceğiz. Evler bitecek; çayınızı, kahvenizi içmeye geleceğiz” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu Adıyaman tanrı Güncel Haberler



Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman Besni’de Yurttaşlara Seslendi: “tanrı Aşkına Kul Hakkı Yiyenlere tekrar Oy Vermeyin. Size Hesap Verene Oy Verin”


Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman‘ın Besni ilçesinde yurttaşlara, “Sizden benim istediğim tek şey var; sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun. Vicdanınızın sesini kulak verin. tanrı aşkına ya kul hakkı yiyenlere tekrar oy vermeyin ya. Kul hakkı yiyene oy vermeyin, size hesap verene oy verin. Çoluk çocuğunuzun perişan halini ben biliyorum. Torpili olan giriyor, torpili olmayan giremiyor. O torpili de bitireceğim. tüm gençlere sözüm var. Kimsenin hakkını, hukukunu, asla kimseye yedirmeyeceğim” diye seslendi. Kılıçdaroğlu, “Şurada yazıyor; ‘Sana söz, 85 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım’. tanrı şahittir ki 85 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım. fark yapmayacağım” dedi.

Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasal partinin genel başkanları, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları ile ittifakın öteki büyükşehir belediye başkanları, Ramazan Bayramı’nın ilk gününde, her biri ayrı bir ilde olmak suretiyle zelzele bölgesinde vatandaşlarla Halil İbrahim Sofrası Buluşması’nda bir araya geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bu kapsamda Adıyaman‘da depremzedelerle buluştu. Kılıçdaroğlu, ilk olarak Adıyaman Belediyesi Mezarlığı’na giderek depremde yaşamını yitiren yurttaşların mezarlarını ziyaret etti, mezarlara karanfil bırakarak yakarma etti.

Kılıçdaroğlu’na, CHP Grup Başkanvekilleri Özgür hususi ile Engin Özkoç, Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı hasret Çerçioğlu, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, CHP Adıyaman İl Başkanı Mehmet Sırrı Burak Binzet birlikte rol aldı.

Kılıçdaroğlu, derhal sonrasında Halil İbrahim Sofrası Buluşması’nda depremzedelerle birlikte kahvaltı yapmış oldu. peşinden depremin büyük yıkıma niçin olduğu Gölbaşı ilçesine giden Kılıçdaroğlu, buradan Besni ilçesine geçti.

Besnili yurttaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde, depremde yıkılan ev, dükkan ve ahırları tekrardan inşa ederek depremzedelere parasız teslim edecekleri sözünü yineledi. Kılıçdaroğlu, şunları söylemiş oldu:

“tanrı ŞAHİTTİR Kİ 85 MİLYONUN CUMHURBAŞKANI OLACAĞIM: Bayramınız kutsal olsun. Bayramın ilk günü Besni’de olmaktan son aşama memnunum. Şurada yazıyor; ‘Sana söz, 85 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım’. tanrı şahittir ki 85 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım. fark yapmayacağım. Ayrılık gayrılık olmayacak. Her evde refah, her evde bolluk olacak. Her insanoğlunun mutlu olduğu, güzel yaşamlı bir Türkiye’yi inşallah tekrardan inşa edeceğiz. Kavgasız bir Türkiye, birbirine kin duymayan bir Türkiye, güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.

BESNİ’NİN BEREKETLİ TOPRAKLARI VAR fakat O TOPRAKLARDA SU YOK. BESNİ’YE SÖZ; kesinlikle O OVALARA GELECEK: Besni diyince aklıma, sizin meşhur üzümünüz geliyor. Ben, ona Türkiye hurması diyorum. Oldukça güzel, bir tek sizin değil tüm Türkiye’nin, dünyanın bilmiş olduğu güzel bir üzümünüz var. O nedenle Besni’nin bu bölgede ayrı bir önemi de var. verimli toprakları var fakat o topraklarda su yok. Sözüm söz, Besni’ye söz; kesinlikle o ovalara gelecek. Yapamadılar, yapacağız. Size ulaşınca para yok, Beşli Çete’ye ulaşınca dünyanın parası var. O Beşli Çetelerden paraların tamamını alacağım; Besni’ye, Urfa’ya, Adıyaman’a getireceğim. Bu bölgede her insanoğlunun kazanılmış olduğu, refah içinde yaşamış olduğu bir kenti, bir dünyayı yaratacağım inşallah. birlikte yapacağız, bunu görmüş olacaksınız.

tüm ÇİFTÇİLERİMİZE ELEKTRİĞİ parasız VERECEĞİZ: Baraj yapılmış oldu, sulama kanalları yok; onun farkındayım. Biliyorum. Şanlıurfa’ya gittim, çiftçiler yakınma ediyorlardı; ‘Kuyudan su çekiyoruz, dünyanın elektrik parası, ödeyemiyoruz’. Geliyorlar, elektrikleri kesiyorlar, üretemiyorlar. Onlara şunu söyledim; ‘Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı bizlere verin, tüm çiftçilere elektriği parasız vereceğiz’. Aynı şeyi Besni için de söylüyorum; Besni’nin belediye başkanlığını bizlere vereceksiniz, tüm çiftçilere elektriği parasız vereceğiz. Nerede başkanımız? Bana dediler ki ‘Vay efendim, çiftçiye elektriği iyi mi parasız verirsin’. ya güneş enerjisinden elektrik üretmek için petrole, organik gaza, kömüre gereksinim yok. tanrı’ın güneşi var, o da parasız. Biz, güneşe dolar mı ödüyoruz? Güneşten bizlere satmaca mı kesiliyor? Hepsi parasız, hepsi. Yapacağım, görmüş olacaksınız tanrı’ın izniyle. tüm çiftçilerimize elektriği parasız vereceğiz. asla korkmadan, çekinmeden bunu yapacağız.

tanrı AŞKINA YA KUL HAKKI YİYENLERE BİR DAHA OY VERMEYİN YA: Bağlantı yıllarınızın yapılmadığını da söylediler. Onu da biliyorum. Yapamazlar bunlar. Bunlar Beşli Çete’ye çalışır, Bay Kemal halka çalışır. Sizin için çalışır. Sizden benim istediğim tek şey var; sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun. Vicdanınızın sesini kulak verin. tanrı aşkına ya kul hakkı yiyenlere tekrar oy vermeyin ya. Kul hakkı yiyene oy vermeyin, size hesap verene oy verin. Çoluk çocuğunuzun perişan halini ben biliyorum. Torpili olan giriyor, torpili olmayan giremiyor. O torpili de bitireceğim. tüm gençlere sözüm var. Kimsenin hakkını, hukukunu, asla kimseye yedirmeyeceğim.

İKTİDAR OLDUĞUMUZDA 100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASINI YAPACAĞIM, tüm KÖYLERDEKİ OKULLARI YENİDEN AÇACAĞIM: Öğretmene 100 bin atama sözüm var. Bu yıl, tanrı nasip ederse iktidar olduğumuzda 100 bin öğretmen atamasını yapacağım, tüm köylerdeki okulları tekrardan açacağım. Onlar kendilerine çalıştılar, Beşli Çetelere çalıştılar. Beşli Çeteler dünyanın barajını çıkarıyor, Beşli Çeteler dünyanın iftirasını atıyor, Bay Kemal Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasın diye. Ben, milletime güveniyorum, inanıyorum. Sizin iradeniz ile oturacağız. asla kimseye, asla asla kimseye minnet etmeyeceksiniz. Tüyü eksikleri olan yetimin hakkını asla kimseye yedirmeyeceğim. her insanoğlunun refah içinde yaşamasını isterim.

KUL HAKKI YİYENİN YANINDA DURMAYACAĞIZ. KUL HAKKI YİYENE OY VERMEYECEĞİZ: Buğday, arpa, et, canlı hayvan, yulaf, nohut dışarıdan… ya bizim verimli topraklarımız var, niye biz üretmiyoruz? ziraatçıyı toprağa küstürdüler. Çiftçiyle toprağı barıştıracağım. ziraatçi üretecek, kazanacak, her insanoğlunun karnı doyacak. asla kaygı etmeyin. Devletin dini adalettir. Ben, bunu oldukca iyi bilirim. Adaletsiz bir dünya olmaz. Yüce Yaratan, kainatı hakkaniyet üzerine inşa etmiştir. O nedenle bizim inancımızda en büyük günah, kul hakkı yemektir. bundan dolayı kul hakkı yiyecek, adaletin olmadığı bir dünyayı inşa etmek anlama gelir. ‘Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar’ diyorlar. Biz, her insanoğlunun mutfağında huzurun ve bereketin olmasını isteriz. Dolayısıyla kul hakkı yiyenin yanında durmayacağız. Kul hakkı yiyene oy vermeyeceğiz. Kul hakkı yemeyeni de başımızın üzerine taşıyacağız.

BENİM SARAYLARDA OTURMAK GİBİ BİR MERAKIM YOK: Meraklanmayın; hakkı, hukuku ve adaleti sağlayacağız. Bu kardeşinize güvenmenizi isterim. Benim saraylarda oturmak benzer şekilde bir merakım yok. Ben saraylar, şunlar bunlar değil… yurttaş saraylarda oturacak. yurttaş refah içinde oturacak. yurttaş, evini saray benzer şekilde meydana getirecek. Bunu görmüş olacaksınız. Bakın, zelzele oldu, konutlar yıkıldı. İnsanların dükkanları, evleri, ahırları yıkıldı. Şimdi diyorlar ki ‘Yapacağız, iki yıl ödemesiz, 20 yıl, parayı gene geri alacağız’. Bay Kemal’in sözü var; o evlerin tamamı yapılacak, depreme dayanıklı yapılacak, anahtarları teslim edilecek, bir kuruş alınmayacak.

KURBAN BAYRAMI’NDA EMEKLİ KARDEŞLERİM, BANKAYA GİTTİĞİNİZDE 15 BİN TL’Yİ GÖRECEKSİNİZ : ‘Para yok’ diyorlar. Ben onu söylediğimizde ‘Parayı nereden bulacaksın’. E sen Beşli Çetelere paraları verdin, o paraların tamamını, 418 milyar doları söke söke alacağım ve bu ülkeye getireceğim. asla endişelenmeyin, hepsini getireceğim. Bayramınız kutsal olsun. Kurban Bayramı’nda görmüş olacaksınız emekli kardeşlerim, bankaya gittiğinizde görmüş olacaksınız, 15 bin TL’yi görmüş olacaksınız. Ananızın ak sütü benzer şekilde alacaksınız ve istediğiniz benzer şekilde harcayacaksınız. Onlar Beşli Çetelere, biz size vereceğiz. Hepiniz sağ olun, hepiniz var olun.

İNŞALLAH 15 MAYIS’TAN sonrasında, ŞU GÜZEL YEŞİLLİKLERİ GÖRÜYORSUNUZ, BAHARI YENİDEN BU ÜLKEYE GETİRECEĞİZ: her insanoğlunun inancına, her insanoğlunun kimliğine, her insanoğlunun yaşam tarzına saygı duyacağız. Hiçbir vatandaşımızı ayrıştırmayacağız. Burada olmayan öteki genel başkanlarımızın da ve gene burada olmayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mansur Yavaş’ın da Ekrem İmamoğlu’nun da sizlere selamları var. ek olarak iki büyükşehir belediye başkanımız (Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı hasret Çerçioğlu) burada. Depremden sonrasında tüm belediye başkanlarımız seferber oldu. Yaralarınızı sarmaya çalıştık. İnşallah 15 Mayıs’tan sonrasında, şu güzel yeşillikleri görüyorsunuz, baharı tekrardan bu ülkeye getireceğiz. Bu ülkeye huzuru tekrardan getireceğiz.”

Kemal Kılıçdaroğlu Adıyaman tanrı Güncel Haberler



Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’ın Besni İlçesindeki Bir Kahvehanede Yurttaşlarla Çay İçip söyleşi Etti


Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman‘ın Besni ilçesindeki bir kahvehanede yurttaşlarla çay içti ve söyleşi etti. Kılıçdaroğlu, Besnili yurttaşların bayramını kutladı.

Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasal partinin genel başkanları, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları ile ittifakın öteki büyükşehir belediye başkanları, Ramazan Bayramı’nın ilk gününde, her biri ayrı bir ilde olmak suretiyle zelzele bölgesinde vatandaşlarla Halil İbrahim Sofrası Buluşması’nda bir araya geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bu kapsamda Adıyaman‘da depremzedelerle buluştu. Kılıçdaroğlu, ilk olarak Adıyaman Belediyesi Mezarlığı’na giderek depremde yaşamını yitiren yurttaşların mezarlarını ziyaret etti, mezarlara karanfil bırakarak yakarma etti.

Kılıçdaroğlu’na, CHP Grup Başkanvekilleri Özgür hususi ile Engin Özkoç, Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı hasret Çerçioğlu, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, CHP Adıyaman İl Başkanı Mehmet Sırrı Burak Binzet birlikte rol aldı.

Kılıçdaroğlu, ondan sonrasında Halil İbrahim Sofrası Buluşması’nda depremzedelerle birlikte kahvaltı yapmış oldu. peşinden depremin büyük yıkıma niçin olduğu Gölbaşı ilçesine gelen Kılıçdaroğlu, burada yurttaşlara seslendi.

Gölbaşı’nın peşinden Besni ilçesine gelen Kılıçdaroğlu, burada yurttaşlara seslendi. Kılıçdaroğlu, ondan sonrasında Besni’deki bir kahvehanede yurttaşlarla çay içerek söyleşi etti.

Bir yurttaş, Kılıçdaroğlu’na, “Besni’yi canlandıralım” dedi. Kılıçdaroğlu, “Biliyorum, çalışkan insanları da biliyorum. Besni’ye siyasetçi olarak da geldim. Besni’nin hususi bir yeri var” diye yanıt verdi.

Bir çocuk, Kılıçdaroğlu ile bayramlaşmak istedi. Kılıçdaroğlu, elini öpmek isteyen çocuğa, “Ben öpeyim” dedi. peşinden çocuğun elini öpmesine müsaade eden. Kılıçdaroğlu da çocuğun elini öptü.

Kılıçdaroğlu’nun bir yurttaşa “Kaç çocuk” var diye sorması üzerine yurttaş, “8 çocuk var” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu da “tanrı bağışlasın. biz de 7 kardeşiz” diye karşılık verdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür hususi, Kılıçdaroğlu’na, “Annemin 1975 senesinde ilk atama yeri burası, Besni. kimi zaman geldiğimde, ‘Şükran Hoca Hanım’ diyince bir sürü talebesi çıkıyor. 3 buçuk yıl öğretmenlik yapmış oldu” dedi.

Kılıçdaroğlu, kendisi ile bayramlaşan gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Kemal Kılıçdaroğlu Millet İttifakı Adıyaman Güncel Haberler