Kurt saldırısına uğrayan çiftçi ağır yaralandı


Edinilen bilgiye göre, TOKİ konutları yakınlarında Ali D., bahçesine gittiği esnada bir kursun saldırısına uğradı. Ali D.’nin yarım çığlıklarını duyan bölge halkı, yardıma koştu. Kurdu av tüfeğiyle öldüren vatandaşların ihbarıyla olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Gerger Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ali D.’yi, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan çiftçinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Gerger İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ise, kuduz riskine karşı öldürülen kurttan incelenmek üzere numune aldı.

 

Kaynak: PHA

Otomobille motosiklet çarpıştı: 1 ölü, 1 yaralı


Edinilen bilgiye göre, Kahta-Diyarbakır karayolunun 10. kilometresinde Ali E. idaresindeki 38 ADK 101 plakalı otomobil ile Ahmet A. (22) yönetimindeki 02 HV 213 plakalı motosiklet çarpıştı. Kazada çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü ve yanında bulunan Hacı A. (52) yaralandı. Diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıları Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan Ahmet A. yapılan tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Ahmet A.’nın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere hastane morguna konulurken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

 

Kaynak: PHA

Ankara Garı’ndaki patlamada ölenler anıldı – Videolu Haber


Demokrasi Parkı önünde toplanan Adıyaman Emek Ve Demokrasi Platformu üyeleri, Ankara Garı’nda meydana gelen patlamada resimlerin olduğu pankartla hayatını kaybedenler anılırken, firarilerin yakalanmamasına tepki gösterdi.

“Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor”

Üyeler adına açıklama yapan Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu Adına Eğitim Sen Adıyaman Şubesi Başkanı Abdullah Demir, “7 Haziran 2015 Seçimleri sonrasında ülkeye egemen hale getirilmeye çalışılan şiddet ve korku iklimine karşı barışı, demokrasiyi ve emeğin haklarını savunmak için DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak tüm yurttaşlarımızı “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne katılmak üzere Ankara’ya davet etmiştik. Yaptığımız çağrıya kulak veren on binlerce yurttaşımız emek, barış ve demokrasi özlemiyle Türkiye’nin dört bir yanından yola çıkmış ve Ankara Garı önünde buluşmuştu. 10 Ekim 2015 sabahında bu alanda yüreklerinde sevgi, gözlerinde gülümseme, dillerinde barış türküleri olan on binlerce kişi kardeşçe yan yana bulunuyordu. O karanlık dönemde hepimize umut veren bu coşkulu birliktelik saat 10’u 4 geçe birbiri ardına patlayan iki bomba ile kana bulandı. IŞİD üyesi iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilen kanlı saldırı sonucunda 104 arkadaşımız hayatını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız yaralandı ve sakat kaldı. Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor” dedi.

“Adalet, kamuoyu vicdanında da tecelli etmiş değil”

Türkiye’de ilk defa İnsanlığa Karşı Suç kavramının yargıya konu edilmiş dosyası olduğunu hatırlatan Eğitim Sen Adıyaman Şubesi Başkanı Abdullah Demir, “Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıllarda, tutuklu sanıklar yönünden 10 Ekim Davası karara bağlandı ve 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Ayrıca, Ana dosyadan tefrik edilen firari sanıkların yargılandığı dosya, Türkiye’de ilk defa İnsanlığa Karşı Suç kavramının yargıya konu edilmiş dosyası oldu. Bu yönüyle 10 Ekim Katliamı, Türkiye siyasi tarihi ve yargı tarihi bakımından da kamuoyunu ilklerle buluşturan bir konumdadır. Halihazırda ceza dosyası kapsamında 16’sı firari, biri tutuklu 17 sanık yönünden yargılama devam etmekte olup davanın duruşması; 24 Kasım’da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecektir. 
Nitekim, 5 yıldır katıldığımız her duruşmada, katliamda ihmali olan kamu görevlilerinin ve sorumlulukları bulunan siyasetçilerin de yargılanması gerektiğini dile getirdik. Ne yazık ki, geçen bu süreçte mahkeme heyetinin değiştiğine, katılan ve mağdur olanların sanık olarak addedildiğine, “adalet” isteyenlerin mahkeme salonlarından çıkarılmak istendiğine tanıklık ettik. Mahkeme salonlarında denk gelmediğimiz adalet, kamuoyu vicdanında da tecelli etmiş değil. Ceza dosyası kapsamında dosyaya katılanlar olarak bizlerin talepleri ile damla damla kazandırılan deliller ile artık hepimiz biliyoruz ki; bugün 6. Yıl anmasını yaptığımız, devasa acılara karşılık gelen bu katliam önlenebilirdi. İki seçim arasında, 2015 yılının karanlık bir dönemine tekabül eden 10 Ekim Ankara Katliamı siyasi bir cinayettir” şeklinde konuştu.

“Bizim çocuklarımız neden öldürüldü?”

7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların sorumlusunun bulunmasını isteyen Demir, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçileri de ellerini vicdanlarına koymaya, gerçekleri açıklığa kavuşturmaya çağırıyoruz: Türkiye’nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkamaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların sorumlusu kimdir? Bizim çocuklarımız neden öldürüldü?  Bilinmelidir ki, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri asla affetmeyeceğiz. Bildiğiniz gibi, 10 Ekim katliamından, önceki katliamlar gerçek anlamda araştırılsa ve failleri bulunsaydı bu katliam hiç yaşanmayacaktı. Kamusal sorumluluğun katliamlardaki yerinin ortaya koyulabilmesi, “devletin hizmet kusuru” olduğunun bir mahkeme kararında geçebilmesi adına açmış olduğumuz tam yargı davalarının pek çoğunda artık Danıştay aşamasına gelinmiş bulunmaktadır. 2021 yılı Temmuz ayında Danıştay tarafından verilen, devletin bu katliamlardan dolayı “kusursuz” olduğu ve ölenlerin, yaralananların kusurlu ve borçlu çıkarıldığına dair kararı, katliamın 6. Yılında vicdanları yaralamaktadır. İlk derece mahkemelerde açık ve bariz kamusal kusura işaret edilirken üst mahkeme süreçlerinde devletin sosyal risk sorumluluğundan dahi bahsedilmemesi büyük bir çelişki ve sorundur. Elbette ki, verilen her yanlış ve hatalı karara karşı bu ülkenin iç hukuk yollarını tüketmek amacıyla her türlü hukuki başvuruyu yapmış bulunmaktayız. 
Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi; yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Yapılan açıklamanın ardından toplanan üyeler dağıldı.

 

Kaynak: PHA
Haberin Videosu :

İGC Başkanı Akbilek; Aziz Milletimizin Başı Sağ Olsun


İGC Başkanı Mehmet Cihan Akbilek; Suriye’nin Azez ilçesine bağlı Mare Bölgesinde PKK/PYD terör örgütünün hain roketli saldırısı sonucu şehit düşen Özel Harekat Polislerimiz Cihat Şahin ve hemşerimiz Fatih Doğan’a Allah’tan rahmet, kederli ailelelerine sabırlar dileriz.” Terörün her türlüsü kınıyoruz. Dedi

Gölbaşı’nda bisiklet yolları yenileniyor


Yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Başkan Yıldırım, “Doğa sporlarını önem vermemiz gerekiyor. Küresel ısınma artmaktadır. Bizler belediye olarak özellikle bisiklet ile doğa turlarına önem vererek halkımızı bisiklete özendirerek, araçlardan uzak durmamız gerektiği yönünde doğayla iç içe alanlar açmak istiyoruz. Bu anlamda Doğa Parkı’nda bulunan bisiklet yollarımızı tekrardan gözden geçirerek bakımlarını yapıyoruz. Bu eşsiz manzara eşliğinde insanlar burada bisikletleri ile doğayla baş başa kalmalarını istiyoruz. Bu anlamda çalışmalarımızı aralıksız sürdürerek, ilçe halkına yaşanabilir bir ilçe sunma hedefiyle geçe gündüz çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

 

Kaynak: PHA