Özgür hususi Adıyaman’da: “tüm Ölçümler CHP’li Üyelerin Yüzde 85 Oranında değişim Talep Ettiğini Söylüyor.


Kamera: DURSUN ALKAYA

CHP Grup Başkanı ve Genel Başkan talibi Özgür hususi, CHP Adıyaman İl Başkanlığı’nda, “CHP’nin kendi değişimini kendi gençleşmesini kendi dönüşümünü bir an ilkin gerçekleştirmezse toplumda yaratılan umutsuzluğun, toplumdaki kırgınlığın bunun hem mahalli seçimlere hem de partinin tümüne zarar vereceğini görüyorum. Bu mevzuda meydana getirilen tüm ölçümler CHP’li üyelerin yüzde 85 oranında değişim talep ettiğini söylüyor. Bu resmi anket neticelerini çoğumuz görüyoruz. CHP’nin bu değişim talebine karşı durmaması gerekir. değişim sürecini vefalı götürmeliyiz. Sayın genel başkanımızı incitecek, onu üzecek, rencide edecek ifadelerden kaçındığımız; partimizi gelecekte zora sokacak ifadelerden kaçındığımız bir süreci yaşıyoruz” dedi.

CHP Grup Başkanı ve Genel Başkan talibi Özgür hususi, bugün CHP Adıyaman İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Burada konuşan hususi, şunları söylemiş oldu:

“BU PARTİNİN BAŞINA GEÇMEK İÇİN AVRUPA’DA LOBİ YAPMANIZA, BİRTAKIM BARONLARLA PAZARLIK ETMENİZE GEREK YOK”

“CHP bir kurultay sürecinde ve bu süreci tüm Türkiye dikkatle takip ediyor. Bu CHP açısından övünülecek bir durum. bu sebeple bu partide genel başkana karşı rakip çıkılabiliyor. Bu partide ‘genel başkandan daha iyi yönetirim, ben daha iyisini yaparım’ denilebilmesi bir kabahat değil. Bu partide bu iddiayı ortaya koyabilenlerin gidip kendilerinin başvurdukları yer, birisinden icazet alma yeri değil. Bu partinin başına geçmek için ABD’ya koşturmuyorsunuz. Bu partinin başına geçmek için Avrupa’da lobi yapmanıza, çıkar çevreleriyle konuşmanıza ya da bazı baronlarla pazarlık etmenize gerek yok. Bu partide iddianızı koyacaksanız varacağız yer Adıyaman İl Başkanlığı, Adıyaman’ın delegesi.

Adıyaman’ın delegesi eğer ‘değişim olsun, Özgür hususi kardeşimiz geçmişte yapmış olduğu görevlerle bundan sonrasında iyi mi yapacağını belirttiği tutum belgesiyle benim kanaatime gore partimi iyi yönetir’ derse ben yönetirim. Yok, üyemiz, delegemiz başka bir karar verirse bu da başımızın üzerindedir. Cumhuriyet Halk Partisi, hakkaniyet ve Kalkınma Partisi şeklinde bir avukat bürosunda, bir rezidansın üst katlarında kurulmuş bir parti olmadığından, Cumhuriyet Halk Partisi cenk meydanlarında kurulmuş bir parti olduğundan, CHP asla kimseye değil, milletin kendisine borçludur. tüm süreçleri en doğru şekilde yürütmek durumundadır.

“SON 5 SEÇİMDİR YÜZDE 52’YE 48’LİK İKTİDAR-karşıcılık DENGESİNİ DEĞİŞTİREMEDİK”

Ben CHP’de 8 yıl süresince grup başkanvekilliği görevi yapmış, 11-12 yıl süresince milletvekilliği görevini yapmış bir kardeşiniz olarak 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde partinin başarısı için, ondan önceki 2019 seçimlerindeki Adıyaman’a da gelmiştik. Annemin ilk vazife yeri Besni’de de belediye başkan adayımız için çalışmıştık. Adıyaman merkezde, Gölbaşı’nda İskender başkan için Adıyaman merkezde adayımız için çalışmıştık. Hep birlikte çaba sarfetmiştik. Ben 41 ilde 247 aday tanıtmıştım. O günden sonrasında da 81 ilde 247 ilçemizden, beldelerimizden nereden çağırılsak koştuk gittik, çaba gösterdik. Bundan sonrasında da CHP’de hangi görevde olursak olalım partimizin ve adaylarımızın başarısı için çaba göstereceğiz.

Biz CHP’nin bu seçimde almış olduğu yüzde 52’ye 48’lik sonuçtan memnun değiliz. bu sebeple bu netice 2019 mahalli seçimlerindeki il genel meclisi sonucudur. bu sebeple bu netice 2018’de Muharrem İnce’yi aday gösterdiğimizde aldığımız 52’ye 48’lik iktidar-muhalafet sonucudur. Bu netice referandumun sonucudur, bu netice Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday olduğu seçimdeki iktidar, karşıcılık dengesidir. doğrusu son 5 seçimdir yüzde 52’ye 48’lik iktidar-karşıcılık dengesini değiştiremedik. gene bu seçimde yüzde 25’lik CHP oyunu yüzde 30 yapmayı üzerine taşımayı düşünüyorduk, kazandıracak bir ittifak oluşturmayı düşünüyorduk fakat ittifaka karşın yüzde 25’lik bir netice aldık. Aldığımız sonucu sahiplenen fazlaca. CHP’nin almış olduğu yüzde 25’lik sonucu ittifak ortaklarının kimisi ‘yüzde 7’si benim’ diyor, kimisi, ‘yüzde 5’i benim’ diyor.

“CHP’NİN SIRALARI İTTİFAK ORTAKLARIMIZ TARAFINDAN ALINMIŞ DURUMDA”

Karşı karşıya olduğumuz durum görkemli sıkıntılı bir durum. bu sebeple CHP kendisi yüzde 28-29-30 oy alacağı anketlerde görülüyorken; bu ittifakla bir yüzde 25 oy aldı sadece uzun süre itiraz ettiğimiz, benim onlarca kez söylediğim bir iç hukuk belgesi yazalım, paylaşımı yapacağımız anketin Türkiye’deki büyük anket firmalarının çıkaracağı sonuca gore yapalım, güreşçiler bile mücadeleden ilkin bir kantara çıkıyorlar. Kim kaç kiloysa kilosuna gore alsın, pazarlığa, müzakereye gore alınırsa bizlerden giderse biz bunu anlatamayız, onlarda giderse onlar anlatamazlar fakat en sonunda kavga ederiz dememize karşın işin o tarafı kolay anlayışıyla ilerlendi fakat bugün CHP sıralarından yüzde 30 oy alsaydık 65 milletvekili verilmişti. Bu aldığımız oyla 39 CHP’linin yeri bugün öteki ittifak partilerinde.

Kendi seçim bölgemde oy oranına gore CHP dört çıkarıyorken; ittifakın 5’te kurulması ve orada birleşip fazladan çıkaracağımızın verilmesi gerekirken; CHP’nin payına düşen dördüncünün verildiği örnek tam 39 kere tekrarlanmış durumda Türkiye’de. CHP’nin sıraları ittifak ortaklarımız tarafınca alınmış durumda. Bu da örgütümüzde ciddi bir hastalık ve travma yaratmış durumda. düzgüsel olarak seçim başarısızlıkları olur, daha ilkin de oldu. sadece bir başarısızlığı kabul etmek ve tekrar tekrarlanmaması için ders almak, doğruları tekrarlamak, yanlışları düzeltmek mecburiyetindeyiz. hiçbir şey olmamış şeklinde devam edilmesini korumak için çaba sarfeden arkadaşlarımız ve bu sürecin mahalli seçim sonrasında da devam edecek olmasına yönelik sorun toplumda ciddi tepki yaratıyor.

“YAPILAN tüm ÖLÇÜMLER CHP’Lİ ÜYELERİN YÜZDE 85 ORANINDA DEĞİŞİM TALEP ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR”

CHP’nin kendi değişimini kendi gençleşmesini kendi dönüşümünü bir an ilkin gerçekleştirmezse toplumda yaratılan umutsuzluğun, toplumdaki kırgınlığın bunun hem mahalli seçimlere hem de partinin tümüne zarar vereceğini görüyorum. Bu mevzuda meydana getirilen tüm ölçümler CHP’li üyelerin yüzde 85 oranında değişim talep ettiğini söylüyor. Bu resmi anket neticelerini çoğumuz görüyoruz. CHP’nin bu değişim talebine karşı durmaması gerekir. değişim sürecini vefalı götürmeliyiz. Sayın genel başkanımızı incitecek, onu üzecek, rencide edecek ifadelerden kaçındığımız; partimizi gelecekte zora sokacak ifadelerden kaçındığımız bir süreci yaşıyoruz.

CHP bazı kongrelerde söylenen sorumsuz laflardan fazlaca çekmiştir. Daha önceki parti içi yarışlardan söylenen bir cümle senelerce başımıza dert kalmıştır. Yarın 6 Kasım günü partinin sırtına yük olacak hiçbir tutum içinde olmam. bu sebeple ben partinin evladıyım. Bu partiyi biz gençleştirmek, birleştirmek ve iktidar yapmak için yola çıktık. 6 Kasım günü bu partideki hepimiz bizlere lazım. O yüzden muhalafet edeceğiz, eleştireceğiz fakat hiçbir şekilde partinin sırtına yük olacak ifadelere yer vermeyeceğiz. Tayyip Erdoğan’ın eleştirilecek bu kadar şeyi varken AKP’nin eleştirilecek bu kadar şeyi varken, muhalefete karşıcılık eden anlayışı da reddediyoruz. karşıcılık birbiriyle uğraşmamalıdır.

“MUHALEFETE karşıcılık EDEN ANLAYIŞI DA REDDEDİYORUZ”

karşıcılık kendi içindeki değişimini, dönüşümünü tamamlar, tartışmalarını bitirir kongreden sonrasında iktidara karşıcılık eder. Biz 4 Kasım günü yaşanacak büyük, coşkulu, heyecanlı, yapıcı ve güçlendirici kurultaydan birleşerek çıkacağız. Sayın genel başkanımız, önceki genel başkanımız sıfatıyla görmesi gereksinim duyulan saygıyı görecek. CHP bizim, ‘değişimin yüzyılı, yüzyılın değişimi’ diyerek iyi mi bir değişim öngördüğümüzü paylaştığımız 60 sayfalık tutum belgemizde yazdığı şeklinde partinin bugünkü sorunlarını iyi mi çözeceğimizi, iyi mi iktidar olacağımızı, önümüzdeki süreçte Türkiye’de temel meselelere iyi mi yaklaşacağımızı yazılı olarak ifade ettik.

O güne kadar ‘değişimden ne anlamalıyız, altını iyi mi dolduracaklar’ diyenlerin bu soruları bıraktığını görüyoruz. ‘CHP’de değişim hangi kadrolarla yapılacak, eskilerle mi değişecek’ sorusunun iki tane yanıtı var. CHP’de önceki dönemlerde vazife ve mesuliyet üstlenmiş arkadaşlarımızdan genel başkanımızın yanında olanlar var, bizim bu tarafta olanlar var. Arada bir fark var. Genel başkanın yanında olan büyüklerimiz ‘genel başkan devam biz devam’ diyorlar. Bizim bu tarafta ‘ben devam’ diyen kimse yok. ‘Gençlerle devam, yeni kadrolarla devam. Değişime, dönüşüme devam, partinin rotası iktidar olmalı, değişim bizlerden başlamalı’ diyorlar.

“ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE CHP’NİN DİNAMİK, GENÇ, ETKİN, YETKİN KADROLARINI GÖRECEKSİNİZ”

Önümüzdeki süreçte CHP’nin dinamik, genç, etkin, yetkin kadrolarını görmüş olacaksınız. sadece orada bir; yeni adlar görmüş olacaksınız, iki; örgütün ta kendisini görmüş olacaksınız. Adıyaman’dan parti meclisine bakılınca oradan sağdan, soldan koşup gelenler, numune olarak seçilenler değil, kendi evlatlarınızı görmüş olacaksınız. Biz örgütün odak olduğu, ilçe başkanının ilçesinde, il başkanının ilde ve parti meclisinin, MYK’nın tüm Türkiye’de bilinir, görünür, etkin ve yetkin olduğu bir süreci işletmek ve CHP’deki siyasal figür sayısını çoğaltmak durumundayız. Tutum belgemiz dünyadaki sol rüzgarları gören, sol iyi mi başarıyor ve ne zaman kaybediyoru gören, Türkiye’deki geçmiş süreçleri gören ve bundan sonrasında Türkiye’deki 1970’lerdeki CHP’nin yarattığı büyük değişim, gençleşme sürecinin bir benzerini 2023 senesinde cumhuriyetin yüzüncü senesinde gerçekleştirmeyi hedef almış bir kadro hareketidir.

1957 senesinde Ecevit, İsmet Paşa’nın milletvekilidir ve 15 yıl süresince İsmet İnönü’nün milletvekili, İsmet İnönü’nün bakanı, İsmet İnönü’nün genel sekreteridir, 1972 senesinde da Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkan adayıdır. İsmet paşayla yolları ayırdığı kurultaydan sonrasında CHP bir kadro hareketi olarak yeniliği ve yeni kadroların iktidar umudunu temsil etmiş, 1970’lerde yapılmış dört seçimin hepsinden birinci çıkmıştır. mühim olan dünyadaki rüzgarı ve Türkiye’ye bunun uyarlanmasını doğru yakalamaktır. Bugün ‘CHP’ye oy verdiğimde ne olur’ sorusunun cevabı ‘ittifak ortaklarıyla 50 artı 1 olur seçimi kazanır’ olsaydı esasen bunu başaracaktık. CHP kendi büyümelidir. 25’i 30-35 yaptığınızda artık seçim geçesi eliniz kalbinizde saat 9 olsun sonuçlar açıklansın diye beklemek değil; kazandığınız seçimin duyuru edilmesini beklemek durumundasınız.

“ALTI OKU TARİHSEL HAKLILIĞIYLA BENİMSİYORUZ. OLGUSAL TUTARLILIĞIYLA SAHİPLENİYORUZ”

AKP ve MHP haricinde tüm herkesi birleştirip 50 artı 1 olmaya uğraşmak yerine; güçlü bir toplumsal demokrat parti olarak bir kaç ittifak ortağıyla başarmak mümkünken bugün herkesi bir arada tutmak ve fazlaca güçlü, birbiriyle uyumsuz olabilecek tüm seçmen gruplarından tüm partileri bir araya getirerek yürümeye çalışmanın yükü CHP’nin kendini tekrardan tanımlamasıyla aşılabilecek bir durumdur. Tayyip Erdoğan aklına geldiği yerden bu ülkeyi bölüyor. Kendine büyük parçayı alıyor sizi kimlik siyasetinde mahkum etmiş olduğu yerde ittifaklar kurmaya zorluyor. Oysa sol, toplumsal demokrat partinin yapacağı iş dikine kesen bu siyaseti ve bu siyasetçiyi geride bırakmaktır. Tayyip Erdoğan ile onun tarif etmiş olduğu oyun kurallarıyla savaşım etmek yerine onun asla bilmediği bizim de dünyadaki siyasal akrabalarımızın en iyi bilmiş olduğu işi yapacağız. Bunu yaparken AKP’linin de, MHP’linin de HDP’linin de, İYİ Partilinin de dışarıda kalanın da oy kullanmayanın da; yoksuluna, emekçisine, güvencesizine birlikte dokunabilecek sol, toplumsal demokrat siyaseti, özgürlükçü siyaseti, özgüvenli siyaseti yapmak boynumuzun borcu.

“DÜNYADAKİ ‘SOL’ İLE ‘toplumsal DEMOKRASİ’ İLE CHP’NİN ALTI OKUNU ASLA VE ASLA BİRBİRİNE FEDA YA DA TERCİH ETMEK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Dünyadaki ‘sol’ ile ‘toplumsal demokrasi’ ile CHP’nin altı okunu asla ve asla birbirine feda ya da tercih etmek zorunda değiliz. Altı oku tarihsel haklılığıyla benimsiyoruz. Olgusal tutarlılığıyla sahipleniyoruz. Bugünün problemlerine aşındırmadan geliştirecek şekilde altı okumuzu tekrardan siyasetin ana öznesi yapmak durumundayız. Laiklik kavramından utanmayan, çekinmeyen, geri durmayan, devletçiliği terk edilmesi değil; devletin günü vardığında günü geldiği yere destek vermesi noktasında bir yaklaşım olarak gören, halkçılığı ümmetten millete geçmiş olan cumhuriyetin esas gücü olarak gören ve tek adam rejimi yerine saltanat yerine getirilmiş cumhuriyetçiliğe sahiplenen, her gün değişmenin her an değişmenin gereğiyle devrimciliği benimseyen bir yaklaşım içinde olmanın; bugün CHP’nin en temel meselelerinden bir tanesi bulunduğunu görmek lazım.

“ENDÜSTRİ 4.0’A KARŞI EMEK 4.0’LA TALEP EDECEK PARTİNİN ADI CHP’DİR”

İnsanlar soruylar, ‘CHP öteki partilerden değişik olarak benim hayatımda neyi değiştirecek?’ mesela bugün tüm dünya gelişen teknolojiyi, sanayi 4.0’ı, elektriksiz, ışıksız fabrikaları tartışıp yapay zekanın iş enerjisini iyi mi düşüreceğini konuşuyor. Bu verimlilik artışından kar doğacak, bu kar patronların olacak garibanlar daha gariban, işsizler daha işi olmayan olacak. o şekilde yağma yok. Ortada sol parti yoksa bu şekilde olur. Eğer olsaydı 1970’lerde de işçi sınıfı ne sendikalaşabilirdi ne emeklilik hakkını alabilirdi ne kıdem tazminatını alabilirdi. Bugün artan verimlilikten ve kardan emeğin payını sanayi 4.0’a karşı emek 4.0’la talep edecek partinin adı CHP’dir. Dünyadaki tüm sol partiler şeklinde. Haftada 5 gün değil 4 gün çalışmanın, günde 8 saat değil, 5,5 saat çalışmanın, asgari ücretin artırılmasının ve emek harcama günleri daraltılarak başka insanlara iş gücü yaratılması mücadelesinin Türkiye’de temsilcisi olmak durumundayız.

80 öncesi 4 işçiden 3’ünün grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakları varken; bugün yüzde 15’e düşmesinin bunun da yüzde 10’unun kamu işçileri, yüzde 4,5’inin emekte örgütlenmiş sendika bulunduğunu görmek durumundayız. Bugünkü baskıyı, bugünkü sömürüyü görmek, Türkiye’deki artı değerden emeğin hakkını ne olursa olsun talep etmek durumundayız. Beyaz yakalıları, gri yakalılar, mavi yakalıları; işçisini, ara elemanını ve mühendisin bugün emeğinin sömürüldüğünü görmeliyiz. Bugün avukatlar 12 bin liraya çalıştırılıyor. bu sebeple her yerde her mesleğin fazlası var. Bu mevzuda CHP’nin söyleyecek sözü, ortaya koyacağı projesi vardır. Bugün tarihin en büyük yaşam pahalılığı zamları yapılırken sokaklara milyonlar niye dökülmemektedir? Her akşam mazota 2 lira zam gelirken, çiftçileri sokağa dökmeyen bir toplumsal demokrat parti olmaz. Gübre bu fiyat olduğunda buna büyük ziraatçi eylemleri yapmayan bir toplumsal demokrat parti olmaz.

“SOKAKTAN ÇEKİNMEDEN, MEYDANDAN ÇEKİLMEDEN, EYLEMDEN ÇEKİNMEDEN HAREKET ETMEK LAZIMDIR”

Emekli maaşı ayın 15’inde bitiyorsa bu emeklileri örgütlemeyen bir toplumsal demokrat parti olmaz. Sokaktan çekinmeden, meydandan çekilmeden, eylemden çekinmeden hareket etmek lazımdır. Bir kanun çıkarıyorlar Adıyaman’daki tütün üreticisine hapishane yolu açıyorlar. Ne zaman tütün üreticisi sokağa çıkıyor, yolu kapatıyor, ne zaman fiil yapıyor o zaman netice alıyor, ertelenme alıyor. onlarca kez bu burada yaşandı. CHP sokağı örgütlemek durumundadır. CHP direnci çoğaltmak durumundadır. CHP yoksulla, işsizle, ciro yapamayan vergi yükü altında ezilen esnafla, çiftçiyle, hayvancıyla birlikte sokakta mücadelede olmak durumundadır. Bunu yaptığında CHP umut olmaktadır. CHP, ‘ayıp olmasın, yanlış anlaşılmasın, sağcıların gücüne gitmesin, bizi anarşik sanmasınlar’ deyip sokaktan geriye çekildiğinde, mahcubiyete düştüğünde, ‘sağın söylemiyle sağcılardan oy alırım’ söylediğinde yenik olmaktadır.

“BEN KENDİ KİMLİĞİMİZİ VADEDİYORUM”

Ben kendi kimliğimizi vadediyorum. Ben savaşım vadediyorum. Ben terleyen, koşturan bir genel başkan ve onunla birlikte koşacak yeni bir örgütlenme yapısı vadediyorum. Ben sokaklardaki mücadeleye güç veren bir genel başkanlık ve bir parti örgütlenmesi vadediyorum. Ben önceki genel başkanımızın fazlaca denemiş olduğu kanaat önderleri yaklaşımına saygı duyuyorum fakat solcularla görüşmeyelim, sağcılarla görüşelim. Beni solculara götürmeyin yaklaşımının kamuoyunda solculuğun terk edilmesi gereksinim duyulan, toplumsal demokrasinin utanılması gereksinim duyulan, toplumsal demokratların uzak durulması gereksinim duyulan kişiler ve bir anlayış şeklinde algılatılmasına da isyan ediyorum. toplumsal demokratları birleştiren harç vatan, millet, bayrak ve Mustafa Kemal Atatürk sevgisidir. Bu kadar iyi niyetli bu kadar kaybedeceğini bilerek CHP’li olmanın kazanamamak bulunduğunu seçimlerde değil, tayinde yitirmek, mülakatta yitirmek, iş hayatında yitirmek bulunduğunu bile bile bu partiye sahiplenen yüce gönüllü, partisini ve ülkesini seven insanlara sahiplenmek, onlardan çekinmemek, onlarla birlikte olmak, onları tüm Türkiye’ye övünerek ve kıvançla göstermek, onların sayılarını çoğaltmak suretiyle bir politika yapmak lazımdır.

“SOKAĞIN SESİ BİR DEĞİŞİM OLMALIDIR SESİDİR”

CHP’liler partilerinden çekinecek, utanacak kişiler değildir. Onlar güçlü, iradeli, yürekli kişilerdir. Önümüzdeki kurultayda da delegelerimizin sokaktaki sesi duyacaklarına inanıyorum. Sokağın sesi bir değişim olmalıdır sesidir. Sokağın sesi değişim eğer olmazsa millet sandığa gitmeyecek söylentilerinin CHP’lileri tedirgin etmiş olduğu bir sestir. Sokağın sesi, ‘bundan sonrasında ben oy kullanmam’ diyen 20 yaşındaki gençleri tekrardan sandığa getirmek için bir umut bulmamız gerektirme ettiğini tekrardan eden sestir. Biz bu umut olmak için yoldayız. Biz bunu başarmak için yoldayız. Biz asla kimseye haksızlık etmek için değil; hakkımız olanı artık almak için yoldayız. Bundan sonraki süreçte hep birlikte bunu başaracağımıza inancımız tamdır.”

Cumhuriyet Halk Partisi Özgür hususi Adıyaman Türkiye Güncel Haberler

Adıyaman’da Antep Fıstığı Hasadı Başladı


Türkiye‘de, Antep Fıstığı yetiştirildiğinde 4’üncü sırada yer edinen Adıyaman’da hasat başladı.

Geçtiğimiz kış mevsiminde yağan dolu ile büyük hasar alan Antep Fıstığı bahçelerinde ürün toplama telaşı yaşanıyor. Adıyaman’ın Besni ilçesi Yoldüzü köyünde Vali Osman Varol’un da iştirakı ile hasat töreni düzenlendi. Besni’de üretilen Antep Fıstığı, rengi ve hususi aroması sebebiyle Fıstıklı Bakvalası ile meşhur Gaziantep‘te hususi tercih ediliyor.

Şanlıurfa, Gaziantep ve Siirt’ten sonrasında Adıyaman’da 25 milyon ağaç ile 240 bin dekar alanda yetiştirilen Antep Fıstığı bahçelerinde kış aylarında etkili olan dolu yağışı sebebiyle, rekoltenin yarı yarıya düşmesi planlanıyor. Bir yıl meyve veren bir yıl vermeyen Antep Fıstığı bahçelerinde bu yıl ‘yok senesi’ olduğu ifade edildi. Her yıl 27 bin ton ürün elde edilmiş Adıyaman’da bu yıl 10-12 bin ton içinde verim planlanıyor.

Adıyaman Valisi Osman Varol, Besni Kaymakamı Çağlar Partal, ziraat ve Orman İl Müdürü Nurettin benzetme, Besni Ziraat Odası Başkanı İsmail Sümer, çiftçiler ile birlikte bahçede hasat yapmış oldu.

Vali Osman Varol, çiftçilerin projeler ile desteklendiğine ve tarımın önemine dikkat çekerek, “Bizim bilhassa belirli ürünlerde, ekili, dikili alalarımızı, bahçelerimizin alanını genişletmek, nicelik olarak büyütmek hem de mevcut bahçelerimizde verimi ve kaliteyi arttırmaya yönelik oldukca yönlü çalışmalarımız var. ziraat hep desteklenmesi gereksinim duyulan bir sektördür. Dünyada söz sahibi bir konumumuz var. Bu konumumuzu da korumak için devamlı siz kıymetli üyelerimizin yanınızda olmaya sizleri desteklemeye devam edeceğiz. Ben bu hasat sürecinin de verimli olmasını arzuluyorum. bolca kazançlı olmasını arzuluyorum. Mevla’m bizlere yardım etsin. bu sebeple tarımda biz ne kadar her şeyi mükemmelleştirirsek mükemmelleştirelim bir yönümüzle Mevla’mın verdiğine, doğaya bağımlıyız. İnşallah her şey dilediğimiz şeklinde olur. Yağışlar istediğimiz zamanda olur, hava sıcaklıkları istediğimiz şeklinde gelişir hep bu şekilde verimli güzel hasatlar gerçekleştiririz” dedi.

ziraat ve Orman İl Müdürü Nurettin benzetme ise “Adıyaman, Türkiye’de mühim fıstık yetiştiriciliği meydana getirilen illerden biri, 240 bin dekar alanla Türkiye’de 4’üncü sırada yer verilmiştir. Şanlıurfa, Gaziantep ve Siirt’ten sonrasında 4’üncü sırada yer almaktayız. Fıstık yetiştiriciliği, ilimizde daha oldukca Besni ilçemizde yaygın olmakla birlikte Tut, Gölbaşı, merkez ve öteki ilçelerimizde de bir oranda olsa yetiştirilmektedir. Geçen yıl 27 bin ton olan rekoltemiz bu yıl fıstıktan ziraatçi tabiriyle, var yılı, yok yılından dolayı bu yıl, yok yılı diye tabir edilen yıl olduğundan dolayı averaj olarak bu yarı yarıya düşmektedir. şu demek oluyor ki 10-12 bin ton arası bir fıstık verimi beklemekteyiz” şeklinde konuştu.

Tarla sahibi Vakkas Çoban ise dolunun vurmadığı yerlerde verimin iyi bulunduğunu, fiyatın ise 250-270 TL içinde değiştiğini söylemiş oldu.

Besni Ziraat Odası Başkanı İsmail Sümer ise dolu yağışının fıstık veriminin oldukca ciddi manada düşürdüğünü belirterek, “Bölgemizin bilhassa 3 tane köyümüzde, 3 tane beldemizde dolu afetinden dolayı ciddi bir kaybımız oldu. doğal olarak ürünün kalitesiyle birlikte bilhassa Gaziantep piyasasında Besni fıstığının önemi ön plana çıkıyor. bilhassa tatlı sektöründe Besni fıstığının tercih edilmesi bölge çitçimiz için de bir avantaj arz ediyor. Rengi, aroması, organik ortamda yetişmesi, bilhassa kimyasal kullanılmaması iklimsel ve toprak yapısından dolayı hususi tercih ediliyor” diye konuştu. – ADIYAMAN

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / ekonomi

Gaziantep Adıyaman Türkiye ekonomi Haberler

Bakan Özhaseki, Adıyaman’da zelzele Konutu İhalelerinin Detaylarını deklare etti: 16 Şirkete 8 Milyar 6 Milyon TL İhale Verildi


TAMER ARDA ERŞİN

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere’nin sual önergesine verdiği yanıtta; Adıyaman’da 3 şirket ve 13 firmanın kurduğu ortaklığa verilen 8 milyar 6 milyon liralık zelzele konutu ihalesinin detaylarını deklare etti. İhale alan firmalar içinde ‘Türkiye Tek Yürek Kampanyası’na 1 milyon TL bağışlayan şirket de bulunuyor. Söz mevzusu firmanın 965 milyon lira tutarında ihale almış olduğu görülüyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Adıyaman’da zelzele sonrası yıkılan ve hasarlı olan bina sayısı, yeni konutlar için meydana getirilen ihaleler ve bu biçim şeyleri alan firmalara ilişkin sual önergesine yanıt verdi. Adıyaman’da yıkılan bina sayısına ilişkin data veren Özhaseki, 5 bin 953 binave 14 bin 452 bağımsız birimin yıkıldığını; 2 bin 329 bina ve 6 bin 491 bağımsız birimin acil yıkılacağını; 20 bin 201 bina, 42 bin 683 bağımsız birimin ağır hasarlı bulunduğunu belirtti.

Özhaseki’nin yanıtına nazaran, Adıyaman’da şu ana kadar 4 bin 487 tane dairenin ihalesi tamamlandı ve toplam maliyeti 8 milyar 6 milyon lirayı buldu. Yanıta nazaran Kahta’daki Çobanlı Mahallesi’nde 297 konut, 4 dükkanlı tecim merkezi ihalesini Halil Koç ve MFK Mühendislik ortaklığı 469 milyon liraya aldı. Halil Koç İnşaat’ın kamudan birçok ihale almış olduğu sitesinde içeriyor. ulusal Eğitim Bakanlığı’ndan okul ihalesi, sıhhat Bakanlığı’ndan da hastane ihalesi alan Halil Koç İnşaat, Bingöl Belediye binasını da yapmış. öteki ortak MFK Mühendisliğin sahibi Mustafa Fevzi Koç ise Halil Koç ile akraba.

RİZELİ FİRMAYA zelzele İHALESİ, YAPTIĞI İŞLER TANIDIK

Özhaseki’nin yanıtına nazaran; merkezdeki Örenli Mahallesi’nde ise 614 konut inşaatı 999 milyon 2 bin lira bedelle Ahes İnşaat’a verildi. Şirket İstanbul merkezli ve firmanın sahibi babaları şeklinde inşaatçı olan Rizeli Ekşi kardeşler. Ebubekir Ekşi ve Mücahid Ekşi’nin sahibi olduğu firmanın sıhhat Bakanlığı, ulusal Eğitim Bakanlığı, ulusal müdafa Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, AKP’li belediyeler, TOKİ’den birçok ihale almış olduğu görülüyor. firmanın yapmış olduğu işler içinde hasta garantisiyle eleştirilen kent hastanelerinden Erzurum kent Hastanesi, Sakarya Stadyumu, Fikirtepe’deki kentsel dönüşüm konutları içeriyor.

firmanın sitesindeki verilere nazaran Bakan Özhaseki’nin yanıtında yer almayan zelzele ihalelerinin de olduğu görülüyor. Sitesindeki bilgilere nazaran, şirket Adıyaman’da 2 zelzele ihalesi daha almış. İndere’de zelzele konutları A etabı 2’nci kısım işi ve 1075 konut inşaatı altyapı, çevre düzenlemesi işi de bu şirkete verilmiş. Şirket, bu 2 işi 2024 senesinde bitirmeyi planlıyor.

DEPREMİN ARDINDAN 2,5 MİLYARLIK İHALEYİ ALDI

Özhaseki’nin yanıtına nazaran, Adıyaman genelinde 250 tane köy evi inşaatını ise Eray Aktay ve Biroloğlu İnşaat şirketi 635 milyon liraya aldı. Biroloğlu İnşaat şirketinin kamudan daha ilkin birçok ihale almış olduğu sitesindeki bilgiden görülüyor. Ankara merkezli firmanın sahibi Yavuz Biroğlu. Biroloğlu İnşaat’ın web sitesinde yer edinen bilgilerde, tek aldıkları afet ihalesinin bu olmadığı görülüyor. Depremin peşinden barınma merkezleri için bağışlar yapılırken, firmanın Büyükkavaklı Mahallesi’nde geçici barınma merkezi yapımı için TOKİ’den ihale almış olduğu bilgisi içeriyor. Şirket bu geçici barınma merkezi için TOKİ’den 229 milyon lira almış ve bu barınma merkezi inşaatı halen devam ediyor. Şirket bununla birlikte Adıyaman’da 3’üncü etapta 500 zelzele konutunun yapımı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan başka bir ihale daha aldı. Şirket villa tipi bu köy konutları için 1 milyar 640 bin liraya Bakanlık ile anlaştı. firmanın depremin peşinden almış olduğu konut ihalelerinin toplamı 2 milyar 519 milyon lirayı buldu.

ELAZIĞ DEPREMİNDEN sonrasında ALDIĞI KONUTLARI N YAPIMI HALA DEVAM EDİYOR

Biroloğlu, bununla birlikte 210 milyon lira bedele Elazığ depreminin peşinden da köy evi yapım işini almış. firmanın sitesinde yer edinen bilgiye nazaran Elazığ depreminin üstünden averaj 2 yıl geçmesine karşın halen bu proje devam ediyor.

Şirket orman yangınlarının peşinden Antalya Manavgat’ta da ihale almış. gene sitesinde yer edinen bilgilere nazaran, bu işlerin yapımı sürüyor. Şirket yangının peşinden 309 milyon liralık ihale almış oldu. firmanın sınır duvarı, belediye binası, yol, baraj yapımı işlerinde kamudan birçok ihale almış olduğu sitesinde içeriyor.

GÖKÇEK DÖNEMİNDE İHALE ALAN ŞİRKET DİKKAT ÇEKTİ

Bakan Özhaseki’nin yanıtına nazaran, Adıyaman’ın Tut ilçesinde Fethiye Mahallesi’nde 1’nci etap 420 konut yapım işini 858 milyon 823 bin lira karşılık ile Saygınlar Peyzaj inşaat, Çağlar Yol Yapım, Çankaya Mühendislik ortaklığı aldı. Ankara merkezli Saygınlar Peyzaj şirketi, kamudan birçok ihale almış. Kazan Millet Bahçesi kazı ve hafriyat işi, Van’da sınır güvenlik sistemi yapım işi, Rize- Artvin Havalimanı altyapı inşaatı işi şeklinde kamudan almış olduğu işler sürüyor. firmanın kamudan almış olduğu ve tamamladığı işler içinde ise eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek döneminde belediye şirketi ANFA’dan almış olduğu ihaleler ve belediyeye vasıta kiralama içeriyor.

ERDOĞAN’DAN KAMULAŞTIRMA İSTEMİŞTİ

Çağlar Yol Yapım Şirketi ise 2015 senesinde kurulmasına karşın kamudan birçok ihale almış. firmanın sitesinde yar alan bilgilere nazaran, yol yapım işleri alan şirket, Konya’da Ereğli’de millet bahçesi inşaatını yapmış. firmanın sahibi Engin Konaç, yol yapım işleriyle ilgili verdiği bir demeçte “Maalesef kamulaştırma sorunları işimizin yavaşlamasına sebep oluyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey kamulaştırmaları acil fiil planına dahil edebilirse projeler oldukca süratli bir halde bitirilir” açıklamasını yapmıştı.

Cankaya Mühendislik Şirketi, Adıyaman merkezli bir şirket. firmanın yönetim kurulu başkanı Erdoğan Çankaya. İnternet sitesinde yer edinen bilgilere nazaran şirket, kamu kurumlarından birçok ihale almış. tecim Sicil Gazetesi’ne nazaran ise 2 Ağustos’ta sermayesini 46 milyon liradan 50 milyon liraya çıkardı.

Pilon Yapı, MD Yapı, Zerkon Beton ortaklığı ise Adıyaman’ın Örenli Mahallesi’nde 3’üncü etap 1075 tane konut ihalesini 1 milyar 666 milyon liraya aldı. MD İnşaat’ın sahibi Mahmut Dağdeviren ve firmanın menkezi Ankara. Şirket daha ilkin kamudan eğitim, sıhhat ve konut alanlarında ihale aldı. Şirket, Eskişehir Stadı ile depremin büyük yıkıma yol açan Hatay’ın stadyumunu yapmıştı. Zerkon Yapı ise Mahmut Dağdeviren’in bir öteki şirketi ve Dağdeviren bu iki şirketi ile 1075 konut ihalesini almış oldu.

1 MİLYON LİRA BAĞIŞ YAPTI 965 MİLYON LİRALIK İŞ ALDI

Samsat ve Kahta ilçelerinde 22 köy evi ve 59 tane konut inşaatı ihalesini ise 179 milyon liraya Özpolat inşaat şirketi aldı. Besni’deki 501 konut ihalesini de Özcan Çelik İnşaat ve Artı kıymet İnşaat ortaklığına 965 milyon liraya verildi. Her iki firmanın de daha ilkin kamudan birçok ihale almış olduğu web sitelerinde içeriyor. Artı kıymet İnşaat bilhassa birçok TOKİ ihalesini aldı. firmanın sahibi Nazım Karakoç’un bir öteki şirketi Karakoç İnşaat’la da hastane, afet konutu ihalesi almış olduğu bilgisi sitesinde içeriyor. Karakoç, ‘Türkiye Tek Yürek Kampanyası’nda 1 milyon lira bağışlamıştı.

KİPTAŞ DÖNEMİNİN ŞİRKETİNE İHALE VERİLDİ

Adıyaman Merkez’deki 99 konut yapım ihalesini 138,4 milyon liraya alan Elazığlı iş insanı Abdulvahap Yılmaz ise inşaat şirketi ile daha ilkin İller Bankası A.Ş., ulusal Eğitim Bakanlığı, Gençlik Spor Bakanlığı, üniversiteler, TSK, hususi idareler ve birçok devlet kurumundan ihale aldı. Gölbaşı’ndaki 154 tane konut ihalesini ise 284 milyon liraya ARC inşaat şirketi aldı. ARC şirketi Hasan Ali Civan’a ilişkin. Hasan Ali Civan ve şirketi eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna döneminde de gündeme gelmişti. Civan KİPTAŞ’tan almış olduğu ihalelerle 2002 senesinde gündemdeydi. Şirket KİPTAŞ’tan ihale almaya devam ederken; firmanın kurucularından eski Isparta Belediye Başkanı Altan Raşit Civan, AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği’ne atanmıştı.

Adıyaman Türkiye zelzele Güncel Haberler

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu: Seçimler demokratik olgunluk içinde geçti


Ak Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, Cumhurbaşkanlığı 2. tur seçimiyle ilgili açıklamalarda bulunmuş oldu.

Başkan Emrah Erkan Bulucu, sıkıntısız bir seçim süreci yaşadığını, tüm Türkiye‘de olduğu benzer halde Adıyaman’da da millet iradesinin tecelli ettiğini belirtti.

Seçimin demokratik olgunluk içinde gerçekleştiğini vurgulayan AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, “Türkiye yüzyılına yakışır güzel bir seçim geçirdik. Birinci turda bitmesinden oldukca, 2. turda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açık ara önde olması hem Adıyaman’da hem Türkiye‘de zamanı bir başarıdır. 14 Mayıs’ta Adıyaman’ımız Cumhurbaşkanımıza yüzde 66.2 oy oranıyla destek çıktı. 28 Mayıs’ta gerçekleşen 2.tur seçimlerinde ise nerdeyse oyumuzu 3 puan arttırarak yüzde 68.8 oy oranıyla Adıyaman’dan büyük bir zaferle çıkmış olduk.

2018’de meydana getirilen seçimlere kıyasladığımızda ise oylarımızı konsolide ettiğimizi görüyoruz. düzgüsel olarak gene bu seçimlerde Sincik ilçemiz cumhurbaşkanımıza verdiği yüzde 94.6’lık oy oranıyla Türkiye geneli şampiyonluğunu bir kez daha perçinledi. Aynı şekilde Samsat ilçemiz yüzde 90.1,Gerger ilçemiz yüzde 87.1, Kahta ilçelerimiz ise yüzde 81.4 oy oranlarıyla üstün aşama elde etti. Merkez ilçemiz dahil Besni, Gölbaşı, Tut Çelikhan ilçelerimizde de yüzde 60’ın üstünde oy aldık.

Pandemi sürecinin yanı sıra asrın felaketi olan depremin en oldukca etkilediği illerin başlangıcında gelen Adıyaman’ımızda şunu gördük ki, milletimizin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu hususi güven ve sevginin tezahürü sandığa yansımıştır. Öte taraftan millet ittifakının elinde bulunan ilçe belediyelerinde de AK Partimiz birinci parti olarak çıkması ise bizim son aşama değerlidir. 14 Mayıs’ta meydana getirilen milletvekili seçimlerinde ise yüzde 52,48 oy oranıyla 4 milletvekili çıkardık. İnşallah yeni yasama döneminde Resul Kurt, İshak Şan, Mustafa Alkayış ve Hüseyin Özhan milletvekillerimiz Adıyaman’ımızı en güzel şekilde temsil edeceklerdir. Kendilerini kutlama ediyorum. düzgüsel olarak her iki seçim sürecinde başta TBMM ulusal müdafa Komisyonu Başkanımız Ahmet Aydın olmak suretiyle 27. Dönem milletvekillerimiz ve 28. dönem milletvekillerimiz, Adıyaman’ımızın dört bir yanında saha çalışmalarını büyük bir gayretle sürdürdüler.

Bunun yanında Adıyaman Belediye Başkanımız Süleyman Kılınç, 28.Dönem milletvekili adayımız Ziya Polat, yönetim kurulu üyelerimiz, SKM başkanlığımız ve ekibi, hanım kollarımız, gençlik kollarımız, ilçe başkanlarımız, ilçe-belde belediye başkanlarımız, il genel ve belediye meclis üyelerimiz, geçmiş dönem belediye başkanlarımız, geçmiş dönem il başkanlarımız, geçmiş dönem ilçe başkanlarımız, sandık kurulu üyelerimiz, müşahitlerimiz ve cumhur ittifakı partilerimizle adeta bir seferbelik ruhu ile emek harcayarak Adıyaman’dan alnımızın akıyla çıkmanın gururunu yaşadık.

Hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade etmiş olduğu benzer halde bu seçimlerde kimse kaybetmemiştir, 85 milyonun tamamı kazanmıştır. Demokrasi ve millet iradesi kazanmıştır. Şimdi birlik ve beraberlik içinde ve kardeşlik ruhuyla ülkemiz ve Adıyaman için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

AK Parti’nin büyük zaferi sonrası teşkilat olarak rehavete kapılmadan çalışmalarına devam edecekleri vurgulayan Başkan Bulucu, “Partimize ve davamıza gönül vermiş tüm kardeşlerimizle yarın seçim olacakmış benzer halde gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzde mahalli seçimler var. Yönetim kurulumuzla toplantılarımızı yaparak genel merkezimizin direktifleri doğrultusunda derhal saha çalışmalarına başlayacağız. Genel başkanımızın ve AK Partimizin başarısındaki en mühim faktörlerden biri de seçim öncesi vatandaşımızı vaat yağmuruna tutup, seçim sonrasında bu biçim şeyleri unutanlardan olmadık. Biz, verdiği sözlerin arkasında duran, sözünün eri bir partiyiz. Biz ahdine, kavline sadık bir kadrolarız. Bu vesileyle 28 Mayıs büyük Türkiye zaferimiz ülkemiz ve Adıyaman için hayırlı olmasını temenni ediyorum. bizlere yeni bir zafer daha yaşatan milletimiz var olsun” diye konuştu. – ADIYAMAN

Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Adıyaman Türkiye politika Haberler



Türkiye Maarif Vakfının 13. Ülke Temsilcileri Toplantısı İstanbul’da başladı


Türkiye‘nin, 51 ülkedeki 446 eğitim kurumuyla internasyonal eğitim alanındaki temsilcisi Türkiye Maarif Vakfının (TMV) 13. Ülke Temsilcileri Toplantısı İstanbul’da başladı.

Vakıftan meydana getirilen açıklamaya bakılırsa, TMV Mütevelli Heyeti, Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ile ülke temsilcileri ve genel merkez çalışanlarının katılmış olduğu toplantının açılış konuşmasını TMV Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün yapmış oldu.

zelzele dolayısıyla buruk bir bayram yaşanıldığını ifade eden Akgün, depremin peşinden büyük millet olmanın gereği olarak Türkiye’nin anında seferber bulunduğunu belirtti.

Akgün, AFAD’la koordineli şekilde Adıyaman’ın Besni ilçesinde 50 konteyner yaşam alanı, 2 konteyner anaokulu ve bir konteyner bilgisayar sınıfından oluşan Maarif Sokağı kurduklarını söyledi.

Türkiye’nin, küresel, bölgesel ve ulusal kaynaklı birçok krize karşın son yıllarda mühim bir yükseliş trendi yakaladığını vurgulayan Akgün, “Sayın Cumhurbaşkanımızın deklare etmiş olduğu Türkiye Yüzyılı‘nı inşa etmek artık uzak bir hayal değildir ve Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Yüzyılı vizyonunun en mühim kurumlarından birisidir. Zira güçlü olmak kadar bunun öyküsünü dünyaya anlatmak da mühimdir. Türkiye Maarif Vakfı, tekrardan yaşam kazanan ‘Büyük Türkiye’ hikayesinin anlamlı bir parçası ve yurt haricinde ulusal mefkuremizin bayrak taşıyıcısı bir kurumdur.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

TMV’nin, tekrardan “Büyük Türkiye”yi inşa edecek stratejik bir siyasal vizyonun ürünü olarak doğduğunu aktaran Akgün, sadece konjonktürel olarak vakfın kurulmasını, 17-25 Aralık süreciyle süregelen ve devlet düşmanlığını açıkca sergileyen FETÖ’yle mücadelenin yurt dışı ayağında, Türkiye adına resmi, saydam, nitelikli bir internasyonal eğitim kurumu oluşturma gayesinin tetiklediğini belirtti.

Akgün, “Bugün dünyada 51 ülkedeki 446 TMV eğitim kurumumuzun 228’i daha ilkin FETÖ iltisaklı olup, vakfımızın girişimleriyle kapatılmış ve peşinden vakfımızca işletilen okullardır. Dünya genelinde büyük seviyede FETÖ’nün eğitim hikayesi bitti. Artık Türk okulları denildiğinde sahada ve tüm dünyada Türkiye Maarif Vakfı vardır. Bu başarı hepimizin başarısıdır.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’yi internasyonal alanda tanıtan stratejik bir kurumuz”

TMV’nin, Türkiye’nin dış politikasının da mühim bir uygulayıcısı olduğuna dikkati çeken Akgün, “Yurt dışındaki diplomatik misyon temsilciliklerimiz özelinde Dışişleri Bakanlığının, ulusal Eğitim Bakanlığının, TİKA, YTB, YEE özelinde Kültür ve gezim Bakanlığının yurt dışındaki faaliyetlerine mühim destek sunar veriyoruz. Bunun için hususi olarak Türkçe Öğretim Programı da hazırlıyoruz.” dedi.

Kuruldukları günden bugüne 7 senede Fransız, Alman, İngiliz ve Çin internasyonal okul zincirleriyle rekabet etme kapasitesine eriştiklerinin altını çizen Akgün, “Eğitim kurumlarında yalnız internasyonal değil mahalli müfredat da kullanan, daha da önemlisi kendi örneksiz internasyonal Maarif (IM) Programını da geliştiren üretken bir kurumuz. Türkiye’yi, tarihini, kültürünü, coğrafyasını, insanını tanıtan, Türkçeyi öğreten yerli ve ulusal bir kurumuz. Türkiye Yüzyılı’nda, Türkiye’nin internasyonal görünürlüğünü artıran, Türkiye’yi internasyonal alanda tanıtan, internasyonal kamuoyuna ve genç yüreklere dokunan, gönül kazanan stratejik bir kurumuz.” diye konuştu.

Akgün, vakıf bünyesinde yürütülen emekler kapsamında Türkçe öğretimi müfredatında okul öncesi ve ilköğretim 1. sınıftan lise son derslik aralığında A1’den C1’e kadar ders kitabı, emek harcama kitabı ve öğretmen kılavuz kitaplarından oluşan Türkçe kitap setlerini hazırladıklarını bildirdi.

TMV’nin 6 kıtadaki okulları için Türkçe dersinin haricinde öteki ders kitapları mevzusunda meydana getirilen çalışmalara ilişkin ise Akgün, şu bilgileri paylaştı:

“Fen ve Matematik 1-8 Öğretim Programlarımıza yönelik çalışmalarımızı tamamladık. 9. sınıftan 12. sınıfa kadar fizik, kimya, biyoloji ve matematik ders kitaplarımızı geniş kapsamlı bir program vizyonu ile Asya-Pasifik bölgesi için hazırladık. Afganistan’da şu anda bu kitapları değişik internasyonal yayınların yerine fazlaca başarıya ulaşmış bir halde kullanıyoruz. Bu bağlamda, değişik kültürlerarası duyarlılık hususu göz önünde bulundurularak Balkanlar ve Azerbaycan’dan başlayarak kitaplarımızı değişik ülkelere uyarlama çalışmalarımız da devam edecektir. Böylece hedefimiz, bugün Oxford ve Cambridge kitapları yerine süre içinde tüm okullarımızda kendi kitaplarımızla eğitim yapabilir hale gelmektir.”

13. Ülke Temsilcileri ve İstişare Toplantısı, 3 gün süresince yapılacak sunumlar, değerlendirmeler ve müzakerelerle devam edecek.

Türkiye Yüzyılı İstanbul Türkiye Güncel Haberler